( (
GÖKMEN
Köşe Yazarı
GÖKMEN
 

SÜNEPE

 SÜNEPE Türkçe sözlüğü açtım ve ‘SÜNEPE’ kelimesinin hangi anlamlara geldiğine baktım ve aşağı yukarı tahmin ettiğim sonuçlara ulaştım. SÜNEPE kelimesi; kılıksız, uyuşuk, sümsük, beceriksiz; elinden bir iş gelmeyen, ince uzun, çelimsiz, çok gezen bağımsız, başıboş gibi manalar içermektedir. Bu kavramı işlerken, bu kavramın karşılığını bulmaya çalışırken, bu kavramın neye ve kime yakıştığını ifade etmeye çalışırken; meselenin Siyonizm, Evanjelizm, Küresel ve Kültürel Emperyalizm ve tabii ki, bu vampirlere karşı el pençe divan duran SÜNEPE’likten ve SÜNEPELER’den özellikle bahsetmek istiyorum. Evanjelizmin sözlük anlamı, “kutsal kitaba yönelmek” tir. Kelimenin kaynağı Yunancada “iyi haber” veya “müjde” anlamına gelen “evangelion” dur. Ancak bugün için evanjelizm, Amerika’daki Hıristiyan toplumunun en tutucu ve en radikal kanadını ifade eder. Evanjelizm, ilk kez Protestan Reformu sırasında Luther ve onun bağlıları için kullanılmıştır. Ancak bugün için Evanjelizm, Amerika daki Hıristiyan toplumunun tutucu kanadını ifade etmektedir. Yahudilere ve Siyonizm e olan ilginç bağlılıkları ise Evanjelikleri Hıristiyan dini içinde oldukça farklı bir yere oturtuyor. Evanjelikler, Eski Ahit in (Tevratın); Yahudilerin ‘Tanrı nın Seçilmiş Halkı olduğu, Kutsal Topraklar ın Yahudilerin malı olduğu, Yahudilerin Mesih in gelişi ile birlikte bir dünya egemenliğine ulaşacakları gibi kehanetlerini tamamen kabul ederler. Bu konuda kendilerine düşen en büyük misyonun da Yahudilerin egemenliğine destek olmak olduğunu düşünürler. Bu bakımdan bir nevi Hıristiyanlık ve Yahudiliğin karışımından meydana gelen ve Protestanlığın bir alt mezhebi olan Evanjelistlere “Siyonist Hıristiyanlar” da denmektedir. Siyonizm’e gelince; Yahudilerin ‘Tanrı nın Seçilmiş Halkı olduğu, Kutsal Topraklar ın Yahudilerin malı olduğu, diğer insanların İsrail Oğullarının kölesi olduğu, kendilerinden başka bir ırkın asla Yahudi olamayacağı tezini savuna gelmişlerdir, Ayrıca Kutsal Toprakların ki Musevilere göre ( Arzu Mevdud- vaad edilmiş topraklar, bu toprakların içine ülkemiz topraklarının bir kısmı da dahildir) egemenliğinin kendilerine ait olduğu savını hep dile getirmişlerdir. Siyonizm göre,Tevrat’ı ve Tanah’ı hatmetmiş bir Yahudi için, Tanrı vaadi toprakların merkezi Kudüs, çevresi ise başta Filistin olmak üzere Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklardır.  Tanrının Arzu Mevud ile ilgili ilk buyruğu da Tanrı Dağı/Sina Dağı’nda verilmiştir. Bu dağda yapılmış olan Tanrı Çadırı Yerüşalim/Kudüs’e götürülmüş ve Siyon Dağı’nda Şelomo Ameleh/ Hazreti Süleyman tarafından Tanrı Tapınağı yapılarak, kutsal emanetler burada muhafaza edilmeye başlanmıştır. Ancak bundan sonraki tarihsel süreç İsrailoğulları için Tevrat’ta belirtildiği üzere devam etmemiş, önce Babil, ardından Romalılar tarafından Siyon’daki Tanrı Tapınağı yıkılarak Yahudiler göçe zorlanmıştır. İki bin yıldan fazla bir zamandır göçte yaşayan Yahudiler için Siyon’a geri dönmek, Tanrı Tapınağı/Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmek, bir zamanların Büyük İsrail Krallığı’nı yani İsrail Devletini Tanrı tarafından vaad edilmiş topraklarda kurmak bir hayal değil, gerçekleştirilmesi için çaba gösterilmesi gereken dini bir vazifedir. Bu anlamda Siyonizm; belki de kelimenin en sade anlamı ile Siyon’a yerleşmek ve güç etmek demektir. Günümüzün çağdaş siyasi tarihi içerisindeki anlamı ile Siyonizm; Filistin topraklarında, Kudüs merkezli bir Yahudi Devleti kurmak ve sonsuza dek yaşatmak anlamına gelmektedir. Tevrat’a dayalı inançların günümüz tercümesi de budur. Yahudi tarihi üzerinde yapılmış olan çalışmalar da bu sonucu bize göstermektedir. Ayrıca şu anki dünyada tek Yahudi devleti olan İsrail işte tam anlamı ile bu misyon ve bu vizyon ile hareket etmektedir.   Ki şu anki İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu:12 Ekim 2015 günü yaptığı konuşmada  "Siyonizm Projesini Engellemeye kimsenin gücü yetmez" diyerek aslında yaşanan ve yaşanacak olayların pimini çekmiştir.   İşte bütün bunlardan ötürü ben;   İnanın, SÜNEPE kavramını,  Amerika Birleşik Devletleri nezdinde, 14 Haziran 1946 da New York ta doğan,  8 Kasım 2016 tarihinde yapılan 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti nin adayı olarak giren ve Hillary Clinton ı mağlup ederek ABD nin 45. devlet başkanı seçilen, 20 Ocak 2017 tarihinde görevi, Barack OBAMA’dan devralan, fakat  Siyonizm ve evanjelizmin prangalarına kafasını kaptırmış ve çırpındıkça pranganın gücünü  daha da çok hisseden  sayın Donald John Trump için kullanmak istemiyorum, İnanın, SÜNEPE kavramını, Siyonist üst akıl tarafından hazırlanan, evanjelist rejisörler tarafından dizayn edilen Büyük Ortadoğu Planı açık ve net bir şekilde ortada dururken, Ortadoğu ve Yakındoğu masonları tarafından veya mason zihniyetli tellalları ve tellakları tarafından çağdaş kavramlar ile süslenip, ambalajlanıp sunulan Büyük Ortadoğu Planını hayata geçirme heveslisi liderler için kullanmak istemiyorum, İnanın, SÜNEPE kavramını, kendi ülkesinde reform yapma adına, 2035 vizyonunu gerçekleştirme adına ve Selefi anlayış diye bize yutturulmaya çalışılan Vahhabilik adına, her zulmü yapabileceğini izhar eden, fakat ABD ile 800 milyar dolarlık silah antlaşması ile ülkesinin ve milletinin ve dolaylı olarak Ümmet-i Muhammedin geleceğini ipotek eden Suud Hanedanı için kullanmak istemiyorum, İnanın, SÜNEPE kavramını, kendi ülkesindeki şia anlayışını bölgeye taşıma adına sürekli olarak Lübnan’ı  ve oradaki Hizbullah milislerini zinde tutan, Suriye’deki Baas rejimini ayakta tutma adına her türlü siyasi, hukuki, askeri ve sosyal angajmanı sağlayan, fakat İslam İşbirliği Teşkilatı toplantılarına genelde düşük düzeyde katılan, Rusya ve Ermenistan söz konusu olunca kendi kardeşi durumundaki, sınır komşusu Türkiye’yi bile riske edecek davranışlardan geri durmayan İran yöneticileri için kullanmak istemiyorum, İnanın, SÜNEPE kavramını, PYD – YPG’ye kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman Moskova’da  büro açan, Kırım’da, Gürcistan’da, Ukrayna’da hak ve hukuk adına kimseyi tanımayan, Suriye’de Esad’ı  ve rejimi koruma adına her türlü katliamı ve cinayeti işleyen, fakat gelecekte kendi müstevli emellerini gerçekleştirme adına İslam İşbirliği Teşkilatına gözlemci olarak katılmayı bile yeğleyen sayın Putin için kullanmak istemiyorum, İnanın, SÜNEPE kavramını, İslam adına, din adına, Kur’an adına mikrofon verseniz saatlerce konuşabilen ve tabiri caiz ise sürekli ahkam kesen, fakat gerekli şartlar oluşmadığı savı ile ülkesini terk edip kaçan, rezidanslarda ve çiftliklerde dem bu dem anlayışı ile hareket eden FETÖ elebaşı için ve diğer din tüccarları için kullanmak istemiyorum. Zannedersem hepiniz şu anda bana soruyor gibisiniz dostlarım. Bütün bunlar değil ise, SÜNEPE kimdir diye? Ben de diyorum ki, değerli kardeşlerim soruya soruyla cevap vermeyelim lütfen. Zaten birazcık düşününce kimin SÜNEPE olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Saygılarımla…
Ekleme Tarihi: 13 Aralık 2017 - Çarşamba
GÖKMEN

SÜNEPE

 SÜNEPE


Türkçe sözlüğü açtım ve ‘SÜNEPE’ kelimesinin hangi anlamlara geldiğine baktım ve aşağı yukarı tahmin ettiğim sonuçlara ulaştım. SÜNEPE kelimesi; kılıksız, uyuşuk, sümsük, beceriksiz; elinden bir iş gelmeyen, ince uzun, çelimsiz, çok gezen bağımsız, başıboş gibi manalar içermektedir.


Bu kavramı işlerken, bu kavramın karşılığını bulmaya çalışırken, bu kavramın neye ve kime yakıştığını ifade etmeye çalışırken; meselenin Siyonizm, Evanjelizm, Küresel ve Kültürel Emperyalizm ve tabii ki, bu vampirlere karşı el pençe divan duran SÜNEPE’likten ve SÜNEPELER’den özellikle bahsetmek istiyorum.


Evanjelizmin sözlük anlamı, “kutsal kitaba yönelmek” tir. Kelimenin kaynağı Yunancada “iyi haber” veya “müjde” anlamına gelen “evangelion” dur. Ancak bugün için evanjelizm, Amerika’daki Hıristiyan toplumunun en tutucu ve en radikal kanadını ifade eder.


Evanjelizm, ilk kez Protestan Reformu sırasında Luther ve onun bağlıları için kullanılmıştır. Ancak bugün için Evanjelizm, Amerika daki Hıristiyan toplumunun tutucu kanadını ifade etmektedir. Yahudilere ve Siyonizm e olan ilginç bağlılıkları ise Evanjelikleri Hıristiyan dini içinde oldukça farklı bir yere oturtuyor.


Evanjelikler, Eski Ahit in (Tevratın); Yahudilerin ‘Tanrı nın Seçilmiş Halkı olduğu, Kutsal Topraklar ın Yahudilerin malı olduğu, Yahudilerin Mesih in gelişi ile birlikte bir dünya egemenliğine ulaşacakları gibi kehanetlerini tamamen kabul ederler. Bu konuda kendilerine düşen en büyük misyonun da Yahudilerin egemenliğine destek olmak olduğunu düşünürler. Bu bakımdan bir nevi Hıristiyanlık ve Yahudiliğin karışımından meydana gelen ve Protestanlığın bir alt mezhebi olan Evanjelistlere “Siyonist Hıristiyanlar” da denmektedir.


Siyonizm’e gelince; Yahudilerin ‘Tanrı nın Seçilmiş Halkı olduğu, Kutsal Topraklar ın Yahudilerin malı olduğu, diğer insanların İsrail Oğullarının kölesi olduğu, kendilerinden başka bir ırkın asla Yahudi olamayacağı tezini savuna gelmişlerdir, Ayrıca Kutsal Toprakların ki Musevilere göre ( Arzu Mevdud- vaad edilmiş topraklar, bu toprakların içine ülkemiz topraklarının bir kısmı da dahildir) egemenliğinin kendilerine ait olduğu savını hep dile getirmişlerdir.


Siyonizm göre,Tevrat’ı ve Tanah’ı hatmetmiş bir Yahudi için, Tanrı vaadi toprakların merkezi Kudüs, çevresi ise başta Filistin olmak üzere Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklardır



Tanrının Arzu Mevud ile ilgili ilk buyruğu da Tanrı Dağı/Sina Dağı’nda verilmiştir. Bu dağda yapılmış olan Tanrı Çadırı Yerüşalim/Kudüs’e götürülmüş ve Siyon Dağı’nda Şelomo Ameleh/ Hazreti Süleyman tarafından Tanrı Tapınağı yapılarak, kutsal emanetler burada muhafaza edilmeye başlanmıştır.


Ancak bundan sonraki tarihsel süreç İsrailoğulları için Tevrat’ta belirtildiği üzere devam etmemiş, önce Babil, ardından Romalılar tarafından Siyon’daki Tanrı Tapınağı yıkılarak Yahudiler göçe zorlanmıştır.



İki bin yıldan fazla bir zamandır göçte yaşayan Yahudiler için Siyon’a geri dönmek, Tanrı Tapınağı/Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmek, bir zamanların Büyük İsrail Krallığı’nı yani İsrail Devletini Tanrı tarafından vaad edilmiş topraklarda kurmak bir hayal değil, gerçekleştirilmesi için çaba gösterilmesi gereken dini bir vazifedir.

Bu anlamda Siyonizm; belki de kelimenin en sade anlamı ile Siyon’a yerleşmek ve güç etmek demektir.


Günümüzün çağdaş siyasi tarihi içerisindeki anlamı ile Siyonizm; Filistin topraklarında, Kudüs merkezli bir Yahudi Devleti kurmak ve sonsuza dek yaşatmak anlamına gelmektedir. Tevrat’a dayalı inançların günümüz tercümesi de budur. Yahudi tarihi üzerinde yapılmış olan çalışmalar da bu sonucu bize göstermektedir. Ayrıca şu anki dünyada tek Yahudi devleti olan İsrail işte tam anlamı ile bu misyon ve bu vizyon ile hareket etmektedir.


 


Ki şu anki İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu:12 Ekim 2015 günü yaptığı konuşmada  "Siyonizm Projesini Engellemeye kimsenin gücü yetmez" diyerek aslında yaşanan ve yaşanacak olayların pimini çekmiştir.


 


İşte bütün bunlardan ötürü ben;


 


İnanın, SÜNEPE kavramını,  Amerika Birleşik Devletleri nezdinde, 14 Haziran 1946 da New York ta doğan,  8 Kasım 2016 tarihinde yapılan 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti nin adayı olarak giren ve Hillary Clinton ı mağlup ederek ABD nin 45. devlet başkanı seçilen, 20 Ocak 2017 tarihinde görevi, Barack OBAMA’dan devralan,


fakat  Siyonizm ve evanjelizmin prangalarına kafasını kaptırmış ve çırpındıkça pranganın gücünü  daha da çok hisseden  sayın Donald John Trump için kullanmak istemiyorum,


İnanın, SÜNEPE kavramını, Siyonist üst akıl tarafından hazırlanan, evanjelist rejisörler tarafından dizayn edilen Büyük Ortadoğu Planı açık ve net bir şekilde ortada dururken,


Ortadoğu ve Yakındoğu masonları tarafından veya mason zihniyetli tellalları ve tellakları tarafından çağdaş kavramlar ile süslenip, ambalajlanıp sunulan Büyük Ortadoğu Planını hayata geçirme heveslisi liderler için kullanmak istemiyorum,


İnanın, SÜNEPE kavramını, kendi ülkesinde reform yapma adına, 2035 vizyonunu gerçekleştirme adına ve Selefi anlayış diye bize yutturulmaya çalışılan Vahhabilik adına, her zulmü yapabileceğini izhar eden,


fakat ABD ile 800 milyar dolarlık silah antlaşması ile ülkesinin ve milletinin ve dolaylı olarak Ümmet-i Muhammedin geleceğini ipotek eden Suud Hanedanı için kullanmak istemiyorum,


İnanın, SÜNEPE kavramını, kendi ülkesindeki şia anlayışını bölgeye taşıma adına sürekli olarak Lübnan’ı  ve oradaki Hizbullah milislerini zinde tutan, Suriye’deki Baas rejimini ayakta tutma adına her türlü siyasi, hukuki, askeri ve sosyal angajmanı sağlayan,


fakat İslam İşbirliği Teşkilatı toplantılarına genelde düşük düzeyde katılan, Rusya ve Ermenistan söz konusu olunca kendi kardeşi durumundaki, sınır komşusu Türkiye’yi bile riske edecek davranışlardan geri durmayan İran yöneticileri için kullanmak istemiyorum,


İnanın, SÜNEPE kavramını, PYD – YPG’ye kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman Moskova’da  büro açan, Kırım’da, Gürcistan’da, Ukrayna’da hak ve hukuk adına kimseyi tanımayan, Suriye’de Esad’ı  ve rejimi koruma adına her türlü katliamı ve cinayeti işleyen,


fakat gelecekte kendi müstevli emellerini gerçekleştirme adına İslam İşbirliği Teşkilatına gözlemci olarak katılmayı bile yeğleyen sayın Putin için kullanmak istemiyorum,


İnanın, SÜNEPE kavramını, İslam adına, din adına, Kur’an adına mikrofon verseniz saatlerce konuşabilen ve tabiri caiz ise sürekli ahkam kesen,


fakat gerekli şartlar oluşmadığı savı ile ülkesini terk edip kaçan, rezidanslarda ve çiftliklerde dem bu dem anlayışı ile hareket eden FETÖ elebaşı için ve diğer din tüccarları için kullanmak istemiyorum.


Zannedersem hepiniz şu anda bana soruyor gibisiniz dostlarım. Bütün bunlar değil ise, SÜNEPE kimdir diye? Ben de diyorum ki, değerli kardeşlerim soruya soruyla cevap vermeyelim lütfen. Zaten birazcık düşününce kimin SÜNEPE olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Saygılarımla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (