( (
      Mehmet Ali KULAT
Köşe Yazarı
Mehmet Ali KULAT
 

AK PARTİ’DEN BEKLENTİ…

AK PARTİ’DEN BEKLENTİ… Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden bu güne net bir çizgi takip etti. Elbette siyasetin pratiğiyle yüzleşmeden söylenen bazı söylemler konjektürel olarak zaman ve zemin entegrasyonunun da gereği olarak küçük sapmalar göstermiştir/gösterecektir. Sayın Başbakanın 2002 seçimleri sırasında meydanlarda söyledikleri alel ekser 11 yıllık süreçte hayat buldu. sağlık reformu, duble yollar ve toplu konut hamleleri, okullarda ders kitaplarının bedava dağıtılacağı vs. herkesin hakkı teslim ettiği vaadlerden sadece bir kaçı... geriye dönüp baktığımızda nereden nereye diyecek bir gelişmeler zinciri yaşandı. Elbette tüm bunların yanında o gün söylenirken meydanları coşturan bazı söylemler de şu yada bu nedenle yapılamadı ve zaten süreç içinde belki yapılmasına çok da gerek olmadığı yaşanarak görüldü... mesela Ak Partinin, Milletvekilleri lojmanlardan çıkacak söylemi meydanlarda heyecan oluştururken pratiği faydalı mı oldu tartışılır.. zaten bu söylemle birlikte dillendirilen kamu misafirhaneleri, sosyal tesislerin özelleşmesi vs. öylece kalıverdi. Ak Parti dönemi öncesi tesis ve kamu araç sayısı azaldı mı artttı mı? İşte bazen siyasetcileri de aşan ya da konjektürel olan bir örnek... ama bu konjektürelliği geçmişte bazılarının sulandırarak kullandığı anlamda (dün dündür bugün bugündür) kullanmamaktır aslolan. Ak Parti kurulduğu günden bu güne toplumun kalkınması, refah seviyesinin yükselmesi ve toplumsal mutluluk katsayısını artırıcı vaatlerini belli bir periyod dahilinde toplumsal katmanların psiko sosyal hazırlanmasını da dikkate alarak gerçekleştirmeye çalışıyor. Özellikle partinin isminin ikinci bölümü olan KALKINMA adına yapılan şeylere kimsenin çok fazla itirazı olmazken, partinin ilk başındaki ADALET kavramının vücut bulması ciddi dirençlere sebep oldu. Sadece başörtüsü kavgasına, katsayı adaletsizliğinin giderilmesi için muhatap olunan şeylere, ve en son olarakda eğitimde özellikle ara eleman sıkıntısına rağmen, meslek sahibi olmaya getirilen yaş sınırlamasını kaldırmak ve eğitime çeşitlilik kazandırmak adına yapılan düzenlemeye batığımızda, kendilerini milletin efendisi gören, milletin değerlerinden bihaber, kadük fikirli güç odaklarının aslında her şeye rağmen hala etkin oldukları görülecektir. Ak Parti kurmaylarının ilk seçimlerde meydanlarda bu millete verdiği sözlerini yerine getirme hususunda gayreti millette makes bulmuştur ki millet girdiği her seçimde Ak Partiyi biraz daha büyütmüştür. Millet bu desteği; talepleri karşılandığı için değil, söz verenlerin fırsat bulduğunda yapacağına olan inancıyla vermiştir. Yani bu kredi güvene olan kredidir. Ak Parti de bu krediyi olabildiğince dikkatle kullanmalıdır. Bu noktada milletin beklentisi özellikle partinin isminin ilk başıyla (ADALET) yakından ilgilidir. Millet çocuklarının özgürlüğü sonuna kadar kullanabileceği bir gelecek hayal etmektedir. Ak Parti bunu gerçekleştirme adına başta eğitim reformu olmak üzere, adalet reformu, kardeşlik ve sosyal barış reformu vb. söz ve vaatleri vermiş bu konuda da adımlar atmıştır. Ki bu konuda beklenti geçmişten farklı olarak artık ciddi bir mazeret de kalmadığı için bir an önce ve olabildiğinde geniş tutulmalıdır. Bu özgürlük alanlarının inşaası sadece fiili özgürlükle sınırlı kalırsa (şu an üniversitelerde serbest olması tamamen konjektürel bir durumdur) ilk esen muhalif rüzgarla alt üst olur. Bu çalışmalar kanuni alt yapı ile tahkim edilmeli, son olarakta Anayasal güvence altına alınmalıdır. Elbette muhalefet demokrasinin olmazsa olmazı, Bediüzzaman ın ifadesiyle muhalefet "muvazene-i adalettir" lakin ülkemizde muhalefetin söylediklerinden çok söylemek istediklerine bakmak lazımdır. Fikir ve proje üretemeyen muhalefet maalesef sadece iktidara rakip olamamakla sınırlı olmayan bir açmazdadır. Söylemleri ve eylemleriyle "geçmişte yaşayıp gördüğü rüyaların bugünün insanı tarafından kabulünü beklemektedir" ki şu aşamada milletin maşeri vicdanında bunun karşılığı yoktur. Millet mecliste alternatif üretmeden istemezük tavrına, muhalefetin toplamına Ak Parti kadar itibar etmemektedir. Ama iktidar açısından rehavet geçmişteki örneklerine bakıldığında çok tehlikelidir. Milletin Adalet ve Kalkınma Partisinden beklentisi isminin hakkını vermesidir
Ekleme Tarihi: 11 Nisan 2013 - Perşembe
      Mehmet Ali KULAT

AK PARTİ’DEN BEKLENTİ…

AK PARTİ’DEN BEKLENTİ…

Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden bu güne net bir çizgi takip etti. Elbette siyasetin pratiğiyle yüzleşmeden söylenen bazı söylemler konjektürel olarak zaman ve zemin entegrasyonunun da gereği olarak küçük sapmalar göstermiştir/gösterecektir.



Sayın Başbakanın 2002 seçimleri sırasında meydanlarda söyledikleri alel ekser 11 yıllık süreçte hayat buldu. sağlık reformu, duble yollar ve toplu konut hamleleri, okullarda ders kitaplarının bedava dağıtılacağı vs. herkesin hakkı teslim ettiği vaadlerden sadece bir kaçı... geriye dönüp baktığımızda nereden nereye diyecek bir gelişmeler zinciri yaşandı.



Elbette tüm bunların yanında o gün söylenirken meydanları coşturan bazı söylemler de şu yada bu nedenle yapılamadı ve zaten süreç içinde belki yapılmasına çok da gerek olmadığı yaşanarak görüldü... mesela Ak Partinin, Milletvekilleri lojmanlardan çıkacak söylemi meydanlarda heyecan oluştururken pratiği faydalı mı oldu tartışılır.. zaten bu söylemle birlikte dillendirilen kamu misafirhaneleri, sosyal tesislerin özelleşmesi vs. öylece kalıverdi. Ak Parti dönemi öncesi tesis ve kamu araç sayısı azaldı mı artttı mı? İşte bazen siyasetcileri de aşan ya da konjektürel olan bir örnek... ama bu konjektürelliği geçmişte bazılarının sulandırarak kullandığı anlamda (dün dündür bugün bugündür) kullanmamaktır aslolan.



Ak Parti kurulduğu günden bu güne toplumun kalkınması, refah seviyesinin yükselmesi ve toplumsal mutluluk katsayısını artırıcı vaatlerini belli bir periyod dahilinde toplumsal katmanların psiko sosyal hazırlanmasını da dikkate alarak gerçekleştirmeye çalışıyor. Özellikle partinin isminin ikinci bölümü olan KALKINMA adına yapılan şeylere kimsenin çok fazla itirazı olmazken, partinin ilk başındaki ADALET kavramının vücut bulması ciddi dirençlere sebep oldu.



Sadece başörtüsü kavgasına, katsayı adaletsizliğinin giderilmesi için muhatap olunan şeylere, ve en son olarakda eğitimde özellikle ara eleman sıkıntısına rağmen, meslek sahibi olmaya getirilen yaş sınırlamasını kaldırmak ve eğitime çeşitlilik kazandırmak adına yapılan düzenlemeye batığımızda, kendilerini milletin efendisi gören, milletin değerlerinden bihaber, kadük fikirli güç odaklarının aslında her şeye rağmen hala etkin oldukları görülecektir.



Ak Parti kurmaylarının ilk seçimlerde meydanlarda bu millete verdiği sözlerini yerine getirme hususunda gayreti millette makes bulmuştur ki millet girdiği her seçimde Ak Partiyi biraz daha büyütmüştür. Millet bu desteği; talepleri karşılandığı için değil, söz verenlerin fırsat bulduğunda yapacağına olan inancıyla vermiştir. Yani bu kredi güvene olan kredidir. Ak Parti de bu krediyi olabildiğince dikkatle kullanmalıdır.



Bu noktada milletin beklentisi özellikle partinin isminin ilk başıyla (ADALET) yakından ilgilidir. Millet çocuklarının özgürlüğü sonuna kadar kullanabileceği bir gelecek hayal etmektedir. Ak Parti bunu gerçekleştirme adına başta eğitim reformu olmak üzere, adalet reformu, kardeşlik ve sosyal barış reformu vb. söz ve vaatleri vermiş bu konuda da adımlar atmıştır. Ki bu konuda beklenti geçmişten farklı olarak artık ciddi bir mazeret de kalmadığı için bir an önce ve olabildiğinde geniş tutulmalıdır. Bu özgürlük alanlarının inşaası sadece fiili özgürlükle sınırlı kalırsa (şu an üniversitelerde serbest olması tamamen konjektürel bir durumdur) ilk esen muhalif rüzgarla alt üst olur. Bu çalışmalar kanuni alt yapı ile tahkim edilmeli, son olarakta Anayasal güvence altına alınmalıdır.



Elbette muhalefet demokrasinin olmazsa olmazı, Bediüzzaman ın ifadesiyle muhalefet "muvazene-i adalettir" lakin ülkemizde muhalefetin söylediklerinden çok söylemek istediklerine bakmak lazımdır. Fikir ve proje üretemeyen muhalefet maalesef sadece iktidara rakip olamamakla sınırlı olmayan bir açmazdadır. Söylemleri ve eylemleriyle "geçmişte yaşayıp gördüğü rüyaların bugünün insanı tarafından kabulünü beklemektedir" ki şu aşamada milletin maşeri vicdanında bunun karşılığı yoktur. Millet mecliste alternatif üretmeden istemezük tavrına, muhalefetin toplamına Ak Parti kadar itibar etmemektedir. Ama iktidar açısından rehavet geçmişteki örneklerine bakıldığında çok tehlikelidir.



Milletin Adalet ve Kalkınma Partisinden beklentisi isminin hakkını vermesidir
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (