( (
Mahmut Toptaş
Köşe Yazarı
Mahmut Toptaş
 

Kudüs’te Okunan İlk Hutbenin Tercümesi (1)

Mi’rac Gecesi’ne denk düşen 27 Receb 583 (2 Ekim 1187) Cuma günü Selâhaddin Eyyubi, Kudüs’e girdi. 9 Haziran 1187 Cuma günü hutbe okundu. (Ona ve askerlerine Allah rahmet eylesin) Kudüs’ün  fethinde ilk hutbeyi okuyan, Hakimler başkanı (Kadı’l-kudat) Muhammed bin Ali Zekiyyüddin bin Muhammed (Hicri 550-598, Miladi 1155-1201) hem hakimler kurulu başkanlığı yapar, hem medresede ders verir, hem de Allah için cihada çıkardı. Çok alim, fazıl, abid bir insan olduğu gibi mücahitliği ile günümüz İslam alimlerine örnek olacaklardan biri idi. Bu bir tek hutbesinde 33 ayet okuyarak yine bize örnek olsun da kendi sözlerimize değil de evreni ve evrendeki bütün insanları yaratanın kelamına ağırlık vermede bize uyarı olsun. Selahaddin Eyyubi, ilk hutbeyi okuma şerefini ona verdi. Hutbesinde askerlere verdiği nasihatten anladığımız kadarıyla bugün yeniden Kudüs’ün fethi için bize yol gösteriyor: Biiir- Allah’a kullukta halis bir kalp taşımalı. Onun emri ve yasağıyla, çağdaş devlet eşkıyalarının emir ve yasaklarını gönül terazisinde tartma tarafına bile gitmediği gibi kulaktan içeriye bile girmemeli. İkiii- Şeytanın ve şeytanlaşmış insanların dümen suyundan kurtulmalı. Üüüüç- Allah Rasülü ve onun halifeleri olan ve imanda en önde olan Ebubekir’e, Kabe’den putları kaldıran Emir’ül Müminin Ömer’e, Kur’an’ı toplayan, iki nur sahibi Osman’a, Şirki sarsan, putları kıran Ali’ye uygun hareket etmeli. (Allah hepsinden razı olsun) Döööört- Cihadın, ibadet olduğu hem de en faziletli ibadet olduğu hatırdan çıkarılmamalı. Beeeeş- Büyük günahlardan uzak durmalı. *** Mescid-i Aksa, iki kıblenin birincisi, İkincisi Mescid-i Haram. İki mescidin ikincisi, (İsraSüresi’ndeMescid-i Haram’danMescid-i Aksa’ya) İki haremin üçüncüsü, (Hadi-i Şerifte ancak üç mescide; (Mescidi Haram, Mescidi Aksa, Mescid-i Nebevi) ibadet için yolculuk yapılacağını haber veren hadis. *** Sevgili Peygamberimizin örnekliğinde bütün camilerde 1400 yıldır hutbeler Allah’a hamd ile başlar. Zekiyyüddin de Kur’an-i Kerim’de geçen bütün hamd ayetlerini art arda okur: “Bütün hamdler, alemlerin Rabbi olan Al¬lah'a¬dır. (Hamd) Rahmân ve Rahîm olan (Al¬lah)'adır. (Hamd) Ceza gününün sahibi Al¬lah'adır. Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz. Bizi, doğru yola ilet. Ken¬dilerine nimet verdiğin (Nebiler, Sıddıklar, Şe¬hitler ve Sa¬lih) kim¬selerin yoluna ilet, gazaba uğ¬rayanların ve sapık¬larınkinede¬ğil.” (Fatiha Süresi, Ayet 1/1-7)  “Böylece zalim milletin arkası kesildi. Alemle¬rin Rabbi olan Al¬lah'ahamdol¬sun.” (En'am Suresi, Ayet 6/45) Hamd, gökleri ve yeri ya¬ra¬tan, karanlıkları ve nur'u var eden Al¬lah'a aittir. Sonra kâfir¬ler, Rable¬rine (başkalarını) denk tutuyor¬lar. O, sizi çamurdan yaratan, sonra da belirli bir süre, koyandır. Bir de O’nun ka¬tında belirli bir sûre vardır. Bundan sonra siz hâlâ şüphe ediyor¬sunuz. O, göklerde ve yerde tek Al¬lah'tır. Sizin gizli¬nizi de açığınızı da bilir. Kazandıklarınızın hep¬sini bilir.” (En’am Süresi, Ayet 6/1-3) İnsan hayra dua eder gibi şerre de dua et¬mekte. İnsan pek aceleci oldu.” (İsra Süresi, Ayet 17/11) “Kuluna kitabı indiren, ona hiçbir eğrilik koyma¬yan Allah'a hamd olsun. Kendi ka¬tın¬dan şiddetli bir azab ile korkut¬ması, iman edip ameli salihişleyen¬leri güzel mükâ-fat ile müj¬delemesi için dos¬doğru olarak (indirdi.) Orada ebediyen kalacaklardır. ‘Allah çocuk edindi’ diyenleri de uyarmak için (Kitabı indirdi.) Bu konuda onların da, atalarının da hiçbir bil¬gisi yoktur. Ağızla¬rından çıkan söz çok büyüktür. Onlar ancak yalan söyler¬ler. Bu söze inanmazlarsa sen onların arkasından üzülerek ne¬redeyse kendini helâk edeceksin.” (Kehf Süresi, Ayet 18/1-6) Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden kavminden gizlenir. Onu al¬çak bir şekilde tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat edin ne ka¬dar kötü hüküm veriyor¬lar.” Nahl Süresi, Ayet 16/59) Gökleri ve yeri yaratan, Melekleri ikişer, üçer ve dörder ka¬natlı elçiler kılan Allah'a hamd olsun. Yarattığı şeylerde dilediği kadar artırır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. Allah'ın insanlar için açtığı rahmeti tutacak yoktur, O’nun tut¬tu¬ğunu, O’ndan sonra salıverecek yoktur. O her şeye gücü yeten, hük¬mündehik¬met sahibi olandır.” (Fatır Süresi, Ayet 35/1-2) “Sidret'ül –Münte¬ha’nın yanında. CennetülMeva, onun (Sidre’nin) yanında¬dır. Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Göz ne kaydı ne de saptı.” (Necm Süresi, Ayet 53/14-17)  “Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan kaçın¬mazlar. Kim Allah'a kulluk yap¬maktan kaçınır ve kibirlenirse Allah onların hepsini huzu¬runda toplayacaktır.” (Nisa Süresi, Ayet 4/172) “Allah hiç bir çocuk edinmemiştir. O’nunlabe¬raber herhangi bir ilah da yoktur. (Eğer olsaydı) o takdirde her bir ilah yarattığını alıp götürür ve bir¬birle¬rineüstün¬lük sağlamaya çalı¬şırdı. Allah onların tarifinden mü¬nezzehtir. Gizliyi de açığı da bilendir. Onların ortak koştuklarından yü¬cedir.” Mü’minun Süresi, Ayet 23/91-92)  “Yemin olsun ki ‘Meryem oğlu Mesih Allah'ın kendisidir’ di¬yenler, muhak¬kak kâfir olmuşlardır. De ki: ‘Eğer Allah Meryem oğlu Mesih’i, anne¬sini ve yer¬yüzündekilerin hepsini helâk etmek istese kim Allah'a karşı bir şeye sahip olabilir? Göklerin yerin ve her ikisi ara¬sındakilerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır. Allah her şeye gücü yetendir.  Yahudi ve Hıristiyanlar, ‘Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz’ dediler. De ki: ‘Öyle ise günahları¬nızdan dolayı Allah size niçin azap ediyor? Ha¬yır, siz onun ya¬rattıklarından bir beşersiniz. O dilediğini afveder, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah'a aittir. Ve dönüş O’nadır. “Ey ehli kitap, Peygamberlerin gönderilmediği bir zamanda, ‘Bize cenneti müjdeleyen ve cehen¬nemden sakındıran bir pey¬gambergel¬medi’ deme¬yesiniz diye, size açıklaması için elçimizi gönderdik. İşte size cenneti müjdeleyen, cehen¬nemdensakın¬dı¬ran gelmiştir. Allah her şeye gücü ye¬tendir.” (Maide Süresi, Ayet 5/17-19)   “Kulunu bir gece Mescid-i Ha¬ram’dan, çevresini bereketli kıldı¬ğı¬mızMescid-i Aksa'yaâyetlerimiz¬den bazılarını gös¬ter¬mek için götü¬ren (Allah, her türlü eksiklik¬lerden) münezzeh¬tir. Şüphesiz O, işiten¬dir, gören¬dir.” (İsra Süresi, Ayet 17/1)  “Ey Peygamber, Mü'minleri harbe teşvik et. Eğer sizden, sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi mağlup ederler. Eğer siz¬den, yüz kişi olursa, kâfir¬lerden bin kişiyi mağlup ederler. Çünkü onlar anla¬maz bir toplumdur.  Şimdi, Allah sizde zayıflık olduğunu bildi de sizden (yükü) ha¬fifletti. Eğer siz¬den, sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiyi mağlup ederler. Eğer siz¬den, bin kişi olursa, iki bin kişiyi Allah'ın izniyle mağlup ederler. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Süresi, Ayet 8/65-66)  “Eğer Allah size yardım ederse artık sizi ye¬necek yoktur. Eğer sizi yar¬dımsız bırakırsa, on-dan sonra size kim yardım ede¬bilir? Mü'minleran¬cak Allah’a te¬vekkület¬sinler.” Al-i Imran Süresi, Ayet 3/160) “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki rahmet oluna¬sı¬nız.” (A’raf Süresi, Ayet 7/204)  “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O her şeye galip her şeye hük-meden¬dir.  “İlk sürgünde ehli kitap kâfirlerini (Beni Nadr) yurtlarından çı¬karan O’dur. Siz çıkacaklarını zan¬netmiyordunuz. Onlar da kale¬lerininken¬dileriniko¬ruyacağını sanıyorlardı. Allah ('ın azabı) on-lara hiç hesap etmedikleri yerden geldi. Kalplerine korku saldı. Evlerini kendi elle¬riyle ve mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri, ibret alınız.” (Haşr Süresi, Ayet 59/1-2) Devamı yarın  
Ekleme Tarihi: 20 Mayıs 2021 - Perşembe
Mahmut Toptaş

Kudüs’te Okunan İlk Hutbenin Tercümesi (1)

Mi’rac Gecesi’ne denk düşen 27 Receb 583 (2 Ekim 1187) Cuma günü Selâhaddin Eyyubi, Kudüs’e girdi. 9 Haziran 1187 Cuma günü hutbe okundu. (Ona ve askerlerine Allah rahmet eylesin)

Kudüs’ün  fethinde ilk hutbeyi okuyan, Hakimler başkanı (Kadı’l-kudat) Muhammed bin Ali Zekiyyüddin bin Muhammed (Hicri 550-598, Miladi 1155-1201) hem hakimler kurulu başkanlığı yapar, hem medresede ders verir, hem de Allah için cihada çıkardı.

Çok alim, fazıl, abid bir insan olduğu gibi mücahitliği ile günümüz İslam alimlerine örnek olacaklardan biri idi.

Bu bir tek hutbesinde 33 ayet okuyarak yine bize örnek olsun da kendi sözlerimize değil de evreni ve evrendeki bütün insanları yaratanın kelamına ağırlık vermede bize uyarı olsun.

Selahaddin Eyyubi, ilk hutbeyi okuma şerefini ona verdi.

Hutbesinde askerlere verdiği nasihatten anladığımız kadarıyla bugün yeniden Kudüs’ün fethi için bize yol gösteriyor:

Biiir- Allah’a kullukta halis bir kalp taşımalı. Onun emri ve yasağıyla, çağdaş devlet eşkıyalarının emir ve yasaklarını gönül terazisinde tartma tarafına bile gitmediği gibi kulaktan içeriye bile girmemeli.

İkiii- Şeytanın ve şeytanlaşmış insanların dümen suyundan kurtulmalı.

Üüüüç- Allah Rasülü ve onun halifeleri olan ve imanda en önde olan Ebubekir’e,

Kabe’den putları kaldıran Emir’ül Müminin Ömer’e,

Kur’an’ı toplayan, iki nur sahibi Osman’a,

Şirki sarsan, putları kıran Ali’ye uygun hareket etmeli. (Allah hepsinden razı olsun)

Döööört- Cihadın, ibadet olduğu hem de en faziletli ibadet olduğu hatırdan çıkarılmamalı.

Beeeeş- Büyük günahlardan uzak durmalı.

***

Mescid-i Aksa, iki kıblenin birincisi, İkincisi Mescid-i Haram.

İki mescidin ikincisi, (İsraSüresi’ndeMescid-i Haram’danMescid-i Aksa’ya)

İki haremin üçüncüsü, (Hadi-i Şerifte ancak üç mescide; (Mescidi Haram, Mescidi Aksa, Mescid-i Nebevi) ibadet için yolculuk yapılacağını haber veren hadis.

***

Sevgili Peygamberimizin örnekliğinde bütün camilerde 1400 yıldır hutbeler Allah’a hamd ile başlar. Zekiyyüddin de Kur’an-i Kerim’de geçen bütün hamd ayetlerini art arda okur:

“Bütün hamdler, alemlerin Rabbi olan Al¬lah'a¬dır.

(Hamd) Rahmân ve Rahîm olan (Al¬lah)'adır.

(Hamd) Ceza gününün sahibi Al¬lah'adır.

Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz.

Bizi, doğru yola ilet.

Ken¬dilerine nimet verdiğin (Nebiler, Sıddıklar, Şe¬hitler ve Sa¬lih) kim¬selerin yoluna ilet, gazaba uğ¬rayanların ve sapık¬larınkinede¬ğil.” (Fatiha Süresi, Ayet 1/1-7)

 “Böylece zalim milletin arkası kesildi. Alemle¬rin Rabbi olan Al¬lah'ahamdol¬sun.” (En'am Suresi, Ayet 6/45)

Hamd, gökleri ve yeri ya¬ra¬tan, karanlıkları ve nur'u var eden Al¬lah'a aittir. Sonra kâfir¬ler, Rable¬rine (başkalarını) denk tutuyor¬lar.

O, sizi çamurdan yaratan, sonra da belirli bir süre, koyandır. Bir de O’nun ka¬tında belirli bir sûre vardır. Bundan sonra siz hâlâ şüphe ediyor¬sunuz.

O, göklerde ve yerde tek Al¬lah'tır. Sizin gizli¬nizi de açığınızı da bilir. Kazandıklarınızın hep¬sini bilir.” (En’am Süresi, Ayet 6/1-3)

İnsan hayra dua eder gibi şerre de dua et¬mekte. İnsan pek aceleci oldu.” (İsra Süresi, Ayet 17/11)

“Kuluna kitabı indiren, ona hiçbir eğrilik koyma¬yan Allah'a hamd olsun.

Kendi ka¬tın¬dan şiddetli bir azab ile korkut¬ması, iman edip ameli salihişleyen¬leri güzel mükâ-fat ile müj¬delemesi için dos¬doğru olarak (indirdi.)

Orada ebediyen kalacaklardır.

‘Allah çocuk edindi’ diyenleri de uyarmak için (Kitabı indirdi.)

Bu konuda onların da, atalarının da hiçbir bil¬gisi yoktur. Ağızla¬rından çıkan söz çok büyüktür. Onlar ancak yalan söyler¬ler.

Bu söze inanmazlarsa sen onların arkasından üzülerek ne¬redeyse kendini helâk edeceksin.” (Kehf Süresi, Ayet 18/1-6)

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden kavminden gizlenir. Onu al¬çak bir şekilde tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat edin ne ka¬dar kötü hüküm veriyor¬lar.” Nahl Süresi, Ayet 16/59)

Gökleri ve yeri yaratan, Melekleri ikişer, üçer ve dörder ka¬natlı elçiler kılan Allah'a hamd olsun. Yarattığı şeylerde dilediği kadar artırır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Allah'ın insanlar için açtığı rahmeti tutacak yoktur, O’nun tut¬tu¬ğunu, O’ndan sonra salıverecek yoktur. O her şeye gücü yeten, hük¬mündehik¬met sahibi olandır.” (Fatır Süresi, Ayet 35/1-2)

“Sidret'ül –Münte¬ha’nın yanında.

CennetülMeva, onun (Sidre’nin) yanında¬dır.

Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Göz ne kaydı ne de saptı.” (Necm Süresi, Ayet 53/14-17)

 “Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan kaçın¬mazlar. Kim Allah'a kulluk yap¬maktan kaçınır ve kibirlenirse Allah onların hepsini huzu¬runda toplayacaktır.” (Nisa Süresi, Ayet 4/172)

“Allah hiç bir çocuk edinmemiştir. O’nunlabe¬raber herhangi bir ilah da yoktur.

(Eğer olsaydı) o takdirde her bir ilah yarattığını alıp götürür ve bir¬birle¬rineüstün¬lük sağlamaya çalı¬şırdı. Allah onların tarifinden mü¬nezzehtir.

Gizliyi de açığı da bilendir. Onların ortak koştuklarından yü¬cedir.” Mü’minun Süresi, Ayet 23/91-92)

 “Yemin olsun ki ‘Meryem oğlu Mesih Allah'ın kendisidir’ di¬yenler, muhak¬kak kâfir olmuşlardır. De ki: ‘Eğer Allah Meryem oğlu Mesih’i, anne¬sini ve yer¬yüzündekilerin hepsini helâk etmek istese kim Allah'a karşı bir şeye sahip olabilir? Göklerin yerin ve her ikisi ara¬sındakilerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır. Allah her şeye gücü yetendir.

 Yahudi ve Hıristiyanlar, ‘Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz’ dediler. De ki: ‘Öyle ise günahları¬nızdan dolayı Allah size niçin azap ediyor? Ha¬yır, siz onun ya¬rattıklarından bir beşersiniz. O dilediğini afveder, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah'a aittir. Ve dönüş O’nadır.

“Ey ehli kitap, Peygamberlerin gönderilmediği bir zamanda, ‘Bize cenneti müjdeleyen ve cehen¬nemden sakındıran bir pey¬gambergel¬medi’ deme¬yesiniz diye, size açıklaması için elçimizi gönderdik. İşte size cenneti müjdeleyen, cehen¬nemdensakın¬dı¬ran gelmiştir. Allah her şeye gücü ye¬tendir.” (Maide Süresi, Ayet 5/17-19)

  “Kulunu bir gece Mescid-i Ha¬ram’dan, çevresini bereketli kıldı¬ğı¬mızMescid-i Aksa'yaâyetlerimiz¬den bazılarını gös¬ter¬mek için götü¬ren (Allah, her türlü eksiklik¬lerden) münezzeh¬tir. Şüphesiz O, işiten¬dir, gören¬dir.” (İsra Süresi, Ayet 17/1)

 “Ey Peygamber, Mü'minleri harbe teşvik et. Eğer sizden, sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi mağlup ederler. Eğer siz¬den, yüz kişi olursa, kâfir¬lerden bin kişiyi mağlup ederler. Çünkü onlar anla¬maz bir toplumdur.

 Şimdi, Allah sizde zayıflık olduğunu bildi de sizden (yükü) ha¬fifletti. Eğer siz¬den, sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiyi mağlup ederler. Eğer siz¬den, bin kişi olursa, iki bin kişiyi Allah'ın izniyle mağlup ederler. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Süresi, Ayet 8/65-66)

 “Eğer Allah size yardım ederse artık sizi ye¬necek yoktur. Eğer sizi yar¬dımsız bırakırsa, on-dan sonra size kim yardım ede¬bilir? Mü'minleran¬cak Allah’a te¬vekkület¬sinler.” Al-i Imran Süresi, Ayet 3/160)

“Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki rahmet oluna¬sı¬nız.” (A’raf Süresi, Ayet 7/204)

 “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O her şeye galip her şeye hük-meden¬dir.

 “İlk sürgünde ehli kitap kâfirlerini (Beni Nadr) yurtlarından çı¬karan O’dur. Siz çıkacaklarını zan¬netmiyordunuz. Onlar da kale¬lerininken¬dileriniko¬ruyacağını sanıyorlardı. Allah ('ın azabı) on-lara hiç hesap etmedikleri yerden geldi. Kalplerine korku saldı. Evlerini kendi elle¬riyle ve mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri, ibret alınız.” (Haşr Süresi, Ayet 59/1-2)

Devamı yarın

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (