( (
Ahmet Turan
Köşe Yazarı
Ahmet Turan
 

İçimize Atılan Zehir

Asırlardır etrafımız ateş çemberi der dururuz.   Geçen günlere baktığımız zaman, durumun gerçekten de böyle olduğunu görürüz.   Afganistan da patlama. Pakistan da patlama. Irak ta patlama. Suriye de patlama. Libya da patlama. Sudan da, Somali de, Yemen de, Fas ta, Cezayir de, Filistin de, Azerbaycan da,   Lübnan da patlama.   Ülkemizde de çok patlattılar.   Hepsi de alev topu gibi ciğerimizi yakıyor.   Geçtiğimiz günde Beyrut’u patlattılar.   Daha önce de defalarca patlatmışlardı.   Küresel plan basit. “Sen burayı koruyamıyorsun. Liman dahil buranın güvenliğini biz üstleneceğiz.”   Ya da yeniden çok şiddetli iç savaş ve silah satışı daha da artacak.   Belki de besleme terör eliyle İsrail’e kolay lokma yapılacak.   Düşünün, 2 bin 700 ton amonyum nitrat 6 yıldır depoda tutuluyor.   Rusya’dan gübre diye gemiyle yola çıkarılan patlayıcı, Beyrut ta ‘Bu yük gübre değil’ gerekçesiyle limanda bir depoya boşaltılıyor.   Sonra mı?   İsrail, “Burada silah üretiliyor” diye depoları işaret ediyor.   Aslında Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli oluyor da içimize atılan zehirler sebebiyle toplumun ilgisini çekmiyor.   Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Cumhurbaşkanlığı Twitter hesabından yaptığı açıklamada, herhangi bir güvenlik önlemi alınmadan 2 bin 750 ton amonyum nitratın 6 yıl boyunca bir depoda tutulmasının kabul edilemez olduğunu kaydetmiş.   Zekaya bak. Depolar patlatılınca aklına yeni gelmiş.   Yüzlerce masumu hayattan koparan bu patlama 75 yıl önce Amerika’nın Japonya’nın Hiroşima ve Nagazakiye attığı atom bombalarını akıllara getirdi.   O bombalar 6 Ağustos günü atılmıştı.   İnsanlığın kalbine ateş atanlar, ateşin etkisini göstermemek için bizim gibi güçlü milletlerin de içine; Ermeni tehcirine iftira, İstanbul Sözleşmesi gibi aile yapısını yok eden uygulamalar, moda diye kadınların ve kızların iffetini ve namusunu kirletmeye yönelik çabalar, eşcinsellik, ekonomide ve siyasette istikrarsızlık gibi zehirleri atıyorlar.   Dün Türkiye Cumhurbaşkanı bize 24 Nisan’ı silah gibi kullanan Amerika ya Hiroşima ve Nagazaki ye atılan bombayı hatırlattı.   Dünya ya, Ermeni tehcirinde üzerimize atılan iftiraya değil, gerçek katillere bakın mesajı verdi.   Duyarlar mı bilmem.   Bunlar kandan beslenen kanı bozuklar   Zaten, kendilerini de hep hatırlatıyorlar.  
Ekleme Tarihi: 25 Ağustos 2020 - Salı
Ahmet Turan

İçimize Atılan Zehir

Asırlardır etrafımız ateş çemberi der dururuz.

 

Geçen günlere baktığımız zaman, durumun gerçekten de böyle olduğunu görürüz.

 

Afganistan da patlama. Pakistan da patlama. Irak ta patlama. Suriye de patlama. Libya da patlama. Sudan da, Somali de, Yemen de, Fas ta, Cezayir de, Filistin de, Azerbaycan da,   Lübnan da patlama.

 

Ülkemizde de çok patlattılar.

 

Hepsi de alev topu gibi ciğerimizi yakıyor.

 

Geçtiğimiz günde Beyrut’u patlattılar.

 

Daha önce de defalarca patlatmışlardı.

 

Küresel plan basit. “Sen burayı koruyamıyorsun. Liman dahil buranın güvenliğini biz üstleneceğiz.”

 

Ya da yeniden çok şiddetli iç savaş ve silah satışı daha da artacak.

 

Belki de besleme terör eliyle İsrail’e kolay lokma yapılacak.

 

Düşünün, 2 bin 700 ton amonyum nitrat 6 yıldır depoda tutuluyor.

 

Rusya’dan gübre diye gemiyle yola çıkarılan patlayıcı, Beyrut ta ‘Bu yük gübre değil’ gerekçesiyle limanda bir depoya boşaltılıyor.

 

Sonra mı?

 

İsrail, “Burada silah üretiliyor” diye depoları işaret ediyor.

 

Aslında Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli oluyor da içimize atılan zehirler sebebiyle toplumun ilgisini çekmiyor.

 

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Cumhurbaşkanlığı Twitter hesabından yaptığı açıklamada, herhangi bir güvenlik önlemi alınmadan 2 bin 750 ton amonyum nitratın 6 yıl boyunca bir depoda tutulmasının kabul edilemez olduğunu kaydetmiş.

 

Zekaya bak. Depolar patlatılınca aklına yeni gelmiş.

 

Yüzlerce masumu hayattan koparan bu patlama 75 yıl önce Amerika’nın Japonya’nın Hiroşima ve Nagazakiye attığı atom bombalarını akıllara getirdi.

 

O bombalar 6 Ağustos günü atılmıştı.

 

İnsanlığın kalbine ateş atanlar, ateşin etkisini göstermemek için bizim gibi güçlü milletlerin de içine; Ermeni tehcirine iftira, İstanbul Sözleşmesi gibi aile yapısını yok eden uygulamalar, moda diye kadınların ve kızların iffetini ve namusunu kirletmeye yönelik çabalar, eşcinsellik, ekonomide ve siyasette istikrarsızlık gibi zehirleri atıyorlar.

 

Dün Türkiye Cumhurbaşkanı bize 24 Nisan’ı silah gibi kullanan Amerika ya Hiroşima ve Nagazaki ye atılan bombayı hatırlattı.

 

Dünya ya, Ermeni tehcirinde üzerimize atılan iftiraya değil, gerçek katillere bakın mesajı verdi.

 

Duyarlar mı bilmem.

 

Bunlar kandan beslenen kanı bozuklar

 

Zaten, kendilerini de hep hatırlatıyorlar.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (