( (
Numan Aladağ
Köşe Yazarı
Numan Aladağ
 

SANAYİLEŞMEYİ ENGELLEYEN DÜŞMANLAR

SANAYİLEŞMEYİ ENGELLEYEN DÜŞMANLAR        Bu yazımıza başlamak için ilk önce, Okat yayınevi tarafından Kasım 1964 yılında basılan, Abbdulbaki Gölpınarı nın yazdığı, Hz. Muhammed ve Hadisleri kitabın 92 ci sayfasında ki, 591 ci hadis-i şerif de şöyle buyruluyor:  Kötü kişiyi anmaz, kötülüğünü söylemezseniz halk nereden bilecek onu? Kötü kişiyi kötülüğüyle anın da halk, ondan çekinsin. (c.s.3.) Hadis-i şerifinden de cesaretlenerek bu Milli görevi, Türkiye Cumhuriyeti Devlet adamları ile paylaşmayı, bir vatan görevi olarak sunuyorum.       Tarihi Türk geleneklerinde, insanları beraberliğe götüren şeyler onları ayıran şeylerden çok daha fazladır, ama insanlar arası anlaşmazlıklar daima vardır. Bunun nedeni, önyargılı ve bencil olmalarıdır.    Ne yazıktır ki, menfaatler müşterek olmayınca insanlar kerhen selamlaşıyor. Ayrıca Türk Milletine zulüm eden dahili-harici İhanet şebekelri nin, RAF bedeli şartları ile Türk sanayicisine zulüm etmeleri, hiç dikkatimizi çekmiyor! Ne yazık ki, insanlar biribirlerine giderek daha dar bir çember içerisinde biribirimize ilgi göstermeyip ve sürekli aramıza mesafeler koyuyoruz. Böylece fiziksel temas yokluğu insanlarımız arasında duygusal uzaklığı sürüklüyor. Çağdaş kent yaşamı sanki insanlara duygusal bir zırh giydirmiştir. Böylece kendimizi tuzağa düşmüş ve en yakınlarımıza karşı tanımıyormuş gibi duyumsuyoruz.   konuyu kavrama kabiliyeti olmayan insanlara hiç bir zaman öğüt vermeyiniz. Çünkü cehalet duygusuna haiz bir insan öğüt dinlemez, akıllı bir insan ise öğüte ihtiyacı yoktur.    Mevlana Hazretlerinden...   Bir mescitte, dört Hintli rüküya varıyor, secde ediyordu. Allah a ibadet için. sonra niyet ederek her biri tekbir getirdi. Vakit namazını kılmaya başladı huzurla. Bu sırada müezzin içeri girdi. Hintlilerden biri: Müezzin ezanı okudu mu yoksa daha vakit var mı? deyerek dalgınlıkla. Namazına devam eden diğer Hintli Ey amca, dedi, Onu ne kınıyorsun , sen kendini kına Bunları duyan dördüncü Hintli yse şöyle dedi: Hamd olsun, ben üçünüz gibi tuzağa düşmedim. Böylece dördünün de namazı bozuldu. Başkalarının kusurunu söyleyenler daha çok yol kaybeder. Ey güzel can! Kendi ayıbını gör. Kendinde bulur aynbını başkalarının ayıbını söyleyen.   Mevlana Hazretleriden...Kendi yüzünü görebilen kişinin aydınlığı: Şüphesiz iyi bilir biribirinin ayıbıBu kendinden habersiz halk.Kendi yüzümü görememSenin yüzünü görürümSen de benim yüzümü görürsünKendi yüzünü görebilen kişinin aydınlığıDaha çoktur halkın aydınlığından. Garez gelince hüner kaybolur,yüzlerce perde iner gönülden göze.   Bencillik zihniyetine odaklananların, maddi duygulara odaklanarak, daima kendi çıkarını göz önünde bulunduran bir ükle-kurum-insan, çabuk düşman kazanır. Başkasının hata ve günahlarını görmeden önce kendisini, Allah korhusuna veya haram işlere odaklanmasına bir bakmayı deneseler? Sanayi ötesi toplum olan ülkelerinin, güçlü bir işletme semayesi, Türk sanayicisini ekonomik darboğaza sürüklemek için, Türkiye genelinde binlerce mağazası olan bazı mağazalar, yüzde yüz yerli sermaye (Milli sermaye) olan, Türk sanayicisi tarafından üretilen ürünleri raflarında satmak için, RAF bedei şartını koşarak, satınalma pazarlığını yapıyorlar. Bu konuda, Numan Aladağ diyor ki:  Bir işi yapmak isteyen bir çare bulacak. Hiç bir iş yapmak istemeyen bir bahane bulacak.  ilkeleri ile, binlerce  mağaza zincirlerine sahip olanlar, muhasebelerinde her şey kanunlara uygundur işlemlerini kılıfına uyduruyorlar.  Türk sanayicisine ve çiftçisine, Ermeni soykırımı iftirası gibi, Fetö terör örgütü ve tüm harici-dahili  İhanet şebekeleri  gibi zulüm etme kararlılıklarına sürdürüyorlar.  Bu zulmü yapanlar, acaba kimden cesaret ve destek alıyorlar? Bu Raf bedeli şartına, ancak Türk sanayicisinin sorunlarını yakinen bilen mühendis Binali Yıldırım ın Türk Milliyetçiliği ve Milli sesleniş duyguları dur diyebilir.  MÜHENDİS BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM IN DİKKATİNE! Binali Bey, önce bir mühendis olarak, Türk sanayicisinin ve çiftçisinin sorunlarını yakinen tanıyan ve bilen bir mühendis Başbakan sınız. Başbakan olarak, yapılan bu zulümlerden ve sömürüden haberin var mı? Eğer haberin yok ise bu hatırlatmayı, Türk Milliyetçisi mühendis bir Başbakan olarak,  Gün Dostunu Düşmanını Tanıma Günüdür.  Milli seslenişinizden cesaretlenerek sizi bilgilendirip, RAF bedeli sömürüsüne dur demenizi bekliyorum. Ruhunuzda taşıdığınız Milli duygu çağrıları, halen geçerli midir? İnanıyorum ki geçerlidir. O zaman, bu RAF bedeli şartını koşan ekonomik terör örgütlerine, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı olarak, ne zaman dur diyecetir?  Diploma ve sesleniş ile Hukukçu, İktisatçı, Doktor, mühendis, uçak pilotu ve şoför olunmaz. O zaman, teori ile pratik %50 er denk olmalıdır ki, denge sağlansın.  Ekonomik terörün faaliyetleri açıkça ortadadır. RAF bedeli şartı ile Türk sanayicisine ve çiftçisine zulüm edenlere diyorum ki, eğer dediklerimiz, iftira ve ahlaksızca bir iddia ise, o zaman RAF bedeli şartı ile ürün alanlara hodri meydan diyorum! Binlerce mağaza zincirine sahip mağaza yetkilileri, Türk kamuoyu nun huzurunda desinler ki, biz hiç bir üretici ve sanayiciden RAF bedeli almıyoruz ve sadece ürünlerin kalitesine bakıyoruz. Türk sanayicisini zayıflatıp, Allah korusun, el değiştirme stratejileri ağırlık kazandığının endişesini taşıyorum. Bu işe, önce bir mühendis gözüyle bakın ve bu ekonomik terörün bir kolu olan RAF bedeli şartı ile zulüml edenlere seyirci kalmayın. Bir örnek verecek olursak, Riyakar  İhanet şebekesi  Fetö terör örgütüne de bir zamanlar, Müslüman gözü ile bakıldı ve bu zalimlerin, politikada, bürokraside ve her türlü iş kollarında, maddi-manevi jet hızı ile yükselmelerine dikkat edilmedi. 15 Temmuz da kalplerine şeytan girerek Büyük Türk Milletine zulüm etmelerine, önce Cenab-ı Allah belalarını verdi, sonra da, Büyük  Türk Milleti o zalimlere haddini bildirdi.  Allah korusun, 15 Temmuz olayları gibi olayların bir daha yaşanmaması için, jet hızı ile zengin olan kişi ve kurumlar kontrol altına alınmadığı zaman, 15 temmuz olayları gibi olaylar olabilir endişesindeyim! Kayıt dışı ekonomi, Vatan hainlerinin, silahlanmasını, Vatana ihanet etmeyi ve her türlü ahlaksılığın anahtarı olduğunu, Türk Milleti olarak unutmamalıyız? Türkiye de riyakarlık zihniyetinde olanlar, sorunlarını nasıl çözülüyorlar ve bunlara dikkat ediliyor mu?  Bir ülkede, gerçek Demokrasinin mevcudiyetinden bahsedebilmemiz için, o ülkede ilk önce iktisadi Demokrasinin kurulmuş olması gerekir. Kim ne derse desin, iktisadi Demokrasinin olmadığı bir ülkede  gerçek Demokrasinin mevcudiyetinden bahsedilemez. Açık ve net olarak belirteyim ki, eğer bu RAF bedeli şartına ve diğer bir adı Ürün alım kriterleri  ni bahane eden binlerce mağazalar zincirine dur denilmediği zaman, Allah korusun, işsizlik had safhaya ulaşacaktır. Türk sanayicisi (%100 Yerli sermaye) RAF bedeli vermek için, eleman işten çıkaracaktır. Bu da Türk ekonomisini çökertmek, Fetö terör örgütü gibi yerlere ve her türlü ahlaksızlık kapılarının açılmasının anahtarı demektir.   Raf bedeli şartı ile ekonomik terör oluşturanlara, destek verenler acaba kimlerdir ve bu cesareti kimden alıyorlar? Eğer Hükümet Olağanüstü hal kanunlarına göre bu Raf terörünün faaliyetlerini incelerse, her şey açıkça ortaya çıkacaktır. Ruhunda, Allah korkusu ve Vatan sevgisi olan igililerin, acilen bu stratejik konuyu ele alıp RAF bedeli şarı kriterlerini uygulayan binlerce mağazalar zincirine dur demeleri gerekiyor. Eğer dur denilmediği zaman, Hükümet yetkililerinin, başarılı olmasını zorlaştıracaktır. Bunu da hatırlatmak da fayda vardır. Sonra ilgililer, demesin ki, neden herşeyi bize bildirmediniz edebiyatı ile karşılaşmayalım.  RAF bedeli şartı ile ürün alan binlerce mağaza zincirine sahip mağazaların, başka bir oyunu da, Türk sanayicisine diyor ki, senin ürününü RAF bedeline ilaveten alırım ama, 60 gün sonra sana ürün bedelini öderim şatının uygulaması da ayrı bir zulümdür. 60 gün sonra ürün bedeline itirazım yok. Çünkü alan razı veren razıdır. Ama, RAF bedeli şartı, Fetö terör örgütü, Ermeni soykırımı iftirası zulmü ve diğer dahili-harici  İhanet şebekeleri  ile bir farkları olmadığının bilincinde olmamız gerekir. RAF bedeli şartı ile ülkemizde terör faaliyetlerinin ve her türlü ahlaksızlığın artması demektir.  Ey RAF bedeli şartını uygulayanlar! Bu yazdıklarıma bir itirazınız var mı? Eğer itirazınız var ise hodri meydan! Eğer ki, Fetö terör örgütünü her türlü faaliyetleri kontrol altına alınsaydı, 15 Temmuzz olayları olur muydu?  Binlerce mağaza zincirine sahip yetkilileri, ilk önce Türk Milletini yakinen tanıyabilmeleri için, kendilerini, Avusturaliya-Silver şehri, Brokin Hil savaşında iki isimsiz Kahraman Türk ün, Zafere imza attıkları tarihi iyi okusunlar. Bu iki isimsiz Kahraman Türk ün tarini okudukları zaman, Türk Milletini daha iyi tanıyıp, RAF bedeli şartı ile zulüm ettiklerinin bilincinde olacaklardır.  Binlerce mağaza zincirine sahip olan yetkililer, iyi bilmelidirler ki,  Korku ağaç kurduna benzer, içten içe insanı yer bitirir.  İnsanoğlunun kalbinde sevgi, merhamet, üzüntü, kindarlık, öfke vb. birçok duygu vardır. Allah korkusundan ve Vatan sevgisinden mahrum olmak bu duygulardan sadece biridir.  Türkiye Cumhuriyeti nin, Ay Yıldızlı bayrağının daima dalgalanması uğruna şahadet şerbeti içen Aziz Vatan şehitlerini ve Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve emeği geçenleri şükran ve Rahmetle yad edelim. Gazileri Minnetle Analım. Hastalara dua edelim. Cenab-ı Allah, Büyük Türk Milletine, şifasını ve huzurunu esirgemeyen kullarından eylesin.     ÖZDEYİŞLER: 1- Bildiğimizi zannetmemizin en büyük düşmanıdır. (Dr. C. Bernard) 2- İnanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir. (Goethe) 3- Tecrübelerimiz, Türk Milletine şeytanca yapılan zulümlere karşı sessiz kalıp, verilen addır. (Numan Aladağ) 4- Cüzdan muhasebesine odaklı olan insanın adımları izlenir, dudakları değil. (Numan Aladağ) 5- Başarılı bir önderin ilk işi, Cüzdan muhasebesi zihniyetine haiz olanları çevresinde barındırmamaktır. (Numan Aladağ) 6- Ey Allah tan korkmayan rüşvet yiyenler! Arının balı tatlıdır ama, kuyruğunda ki iğnesinin balon gibi   şişireceğini ve acısını çekeceğini unutma? (Numan Aladağ) 7- Liderin işi, takipçilerini şu an oldukları yerden alıp hiç olmadıkları bir yere götürmektir. (Henry Kissinger) 8- Huzurlu olmanın kaynağı, başarının sırrı, sağlık ve mutluluğun kapısı, Allah a inanma anahtarıyla açılır. (Numan Aladağ)  9- Dilimiz yalan söylese de, yapılanlar daima doğruyu söyler. (Numan Aladağ) 10- Parası ve makamı olan riyakarlar o an güçlü görünse de, İmanı olan ve ruhunda Vatan sevgisini taşıyanlar daima güçlüdür. (Numan Aladağ)
Ekleme Tarihi: 25 Aralık 2017 - Pazartesi
Numan Aladağ

SANAYİLEŞMEYİ ENGELLEYEN DÜŞMANLAR


SANAYİLEŞMEYİ ENGELLEYEN DÜŞMANLAR

  
  

 Bu yazımıza başlamak için ilk önce, Okat yayınevi tarafından Kasım 1964 yılında basılan, Abbdulbaki Gölpınarı nın yazdığı, Hz. Muhammed ve Hadisleri kitabın 92 ci sayfasında ki, 591 ci hadis-i şerif de şöyle buyruluyor:  Kötü kişiyi anmaz, kötülüğünü söylemezseniz halk nereden bilecek onu? Kötü kişiyi kötülüğüyle anın da halk, ondan çekinsin. (c.s.3.) Hadis-i şerifinden de cesaretlenerek bu Milli görevi, Türkiye Cumhuriyeti Devlet adamları ile paylaşmayı, bir vatan görevi olarak sunuyorum.

  
  

Tarihi Türk geleneklerinde, insanları beraberliğe götüren şeyler onları ayıran şeylerden çok daha fazladır, ama insanlar arası anlaşmazlıklar daima vardır. Bunun nedeni, önyargılı ve bencil olmalarıdır.
 
 
 
Ne yazıktır ki, menfaatler müşterek olmayınca insanlar kerhen selamlaşıyor. Ayrıca Türk Milletine zulüm eden dahili-harici İhanet şebekelri nin, RAF bedeli şartları ile Türk sanayicisine zulüm etmeleri, hiç dikkatimizi çekmiyor! Ne yazık ki, insanlar biribirlerine giderek daha dar bir çember içerisinde biribirimize ilgi göstermeyip ve sürekli aramıza mesafeler koyuyoruz. Böylece fiziksel temas yokluğu insanlarımız arasında duygusal uzaklığı sürüklüyor. Çağdaş kent yaşamı sanki insanlara duygusal bir zırh giydirmiştir. Böylece kendimizi tuzağa düşmüş ve en yakınlarımıza karşı tanımıyormuş gibi duyumsuyoruz.   konuyu kavrama kabiliyeti olmayan insanlara hiç bir zaman öğüt vermeyiniz. Çünkü cehalet duygusuna haiz bir insan öğüt dinlemez, akıllı bir insan ise öğüte ihtiyacı yoktur.
  
  Mevlana Hazretlerinden...
   Bir mescitte, dört Hintli rüküya varıyor, secde ediyordu. Allah a ibadet için. sonra niyet ederek her biri tekbir getirdi. Vakit namazını kılmaya başladı huzurla. Bu sırada müezzin içeri girdi. Hintlilerden biri: Müezzin ezanı okudu mu yoksa daha vakit var mı? deyerek dalgınlıkla. Namazına devam eden diğer Hintli Ey amca, dedi, Onu ne kınıyorsun , sen kendini kına Bunları duyan dördüncü Hintli yse şöyle dedi: Hamd olsun, ben üçünüz gibi tuzağa düşmedim.

Böylece dördünün de namazı bozuldu. Başkalarının kusurunu söyleyenler daha çok yol kaybeder. Ey güzel can! Kendi ayıbını gör. Kendinde bulur aynbını başkalarının ayıbını söyleyen.

  
Mevlana Hazretleriden...
Kendi yüzünü görebilen kişinin aydınlığı:
Şüphesiz iyi bilir biribirinin ayıbı
Bu kendinden habersiz halk.
Kendi yüzümü göremem
Senin yüzünü görürüm
Sen de benim yüzümü görürsün
Kendi yüzünü görebilen kişinin aydınlığı
Daha çoktur halkın aydınlığından. 
Garez gelince hüner kaybolur,
yüzlerce perde iner gönülden göze.
  
Bencillik zihniyetine odaklananların, maddi duygulara odaklanarak, daima kendi çıkarını göz önünde bulunduran bir ükle-kurum-insan, çabuk düşman kazanır.
 
Başkasının hata ve günahlarını görmeden önce kendisini, Allah korhusuna veya haram işlere odaklanmasına bir bakmayı deneseler?
 
Sanayi ötesi toplum olan ülkelerinin, güçlü bir işletme semayesi, Türk sanayicisini ekonomik darboğaza sürüklemek için, Türkiye genelinde binlerce mağazası olan bazı mağazalar, yüzde yüz yerli sermaye (Milli sermaye) olan, Türk sanayicisi tarafından üretilen ürünleri raflarında satmak için, RAF bedei şartını koşarak, satınalma pazarlığını yapıyorlar. Bu konuda, Numan Aladağ diyor ki:  Bir işi yapmak isteyen bir çare bulacak. Hiç bir iş yapmak istemeyen bir bahane bulacak.  ilkeleri ile, binlerce  mağaza zincirlerine sahip olanlar, muhasebelerinde her şey kanunlara uygundur işlemlerini kılıfına uyduruyorlar. 



Türk sanayicisine ve çiftçisine, Ermeni soykırımı iftirası gibi, Fetö terör örgütü ve tüm harici-dahili  İhanet şebekeleri  gibi zulüm etme kararlılıklarına sürdürüyorlar.  Bu zulmü yapanlar, acaba kimden cesaret ve destek alıyorlar? Bu Raf bedeli şartına, ancak Türk sanayicisinin sorunlarını yakinen bilen mühendis Binali Yıldırım ın Türk Milliyetçiliği ve Milli sesleniş duyguları dur diyebilir. 



MÜHENDİS BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM IN DİKKATİNE!

Binali Bey, önce bir mühendis olarak, Türk sanayicisinin ve çiftçisinin sorunlarını yakinen tanıyan ve bilen bir mühendis Başbakan sınız. Başbakan olarak, yapılan bu zulümlerden ve sömürüden haberin var mı? Eğer haberin yok ise bu hatırlatmayı, Türk Milliyetçisi mühendis bir Başbakan olarak,  Gün Dostunu Düşmanını Tanıma Günüdür.  Milli seslenişinizden cesaretlenerek sizi bilgilendirip, RAF bedeli sömürüsüne dur demenizi bekliyorum. Ruhunuzda taşıdığınız Milli duygu çağrıları, halen geçerli midir? İnanıyorum ki geçerlidir. O zaman, bu RAF bedeli şartını koşan ekonomik terör örgütlerine, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı olarak, ne zaman dur diyecetir? 



Diploma ve sesleniş ile Hukukçu, İktisatçı, Doktor, mühendis, uçak pilotu ve şoför olunmaz. O zaman, teori ile pratik %50 er denk olmalıdır ki, denge sağlansın.  Ekonomik terörün faaliyetleri açıkça ortadadır. RAF bedeli şartı ile Türk sanayicisine ve çiftçisine zulüm edenlere diyorum ki, eğer dediklerimiz, iftira ve ahlaksızca bir iddia ise, o zaman RAF bedeli şartı ile ürün alanlara hodri meydan diyorum! Binlerce mağaza zincirine sahip mağaza yetkilileri, Türk kamuoyu nun huzurunda desinler ki, biz hiç bir üretici ve sanayiciden RAF bedeli almıyoruz ve sadece ürünlerin kalitesine bakıyoruz.



Türk sanayicisini zayıflatıp, Allah korusun, el değiştirme stratejileri ağırlık kazandığının endişesini taşıyorum. Bu işe, önce bir mühendis gözüyle bakın ve bu ekonomik terörün bir kolu olan RAF bedeli şartı ile zulüml edenlere seyirci kalmayın. Bir örnek verecek olursak, Riyakar  İhanet şebekesi  Fetö terör örgütüne de bir zamanlar, Müslüman gözü ile bakıldı ve bu zalimlerin, politikada, bürokraside ve her türlü iş kollarında, maddi-manevi jet hızı ile yükselmelerine dikkat edilmedi. 15 Temmuz da kalplerine şeytan girerek Büyük Türk Milletine zulüm etmelerine, önce Cenab-ı Allah belalarını verdi, sonra da, Büyük  Türk Milleti o zalimlere haddini bildirdi. 



Allah korusun, 15 Temmuz olayları gibi olayların bir daha yaşanmaması için, jet hızı ile zengin olan kişi ve kurumlar kontrol altına alınmadığı zaman, 15 temmuz olayları gibi olaylar olabilir endişesindeyim! Kayıt dışı ekonomi, Vatan hainlerinin, silahlanmasını, Vatana ihanet etmeyi ve her türlü ahlaksılığın anahtarı olduğunu, Türk Milleti olarak unutmamalıyız?

Türkiye de riyakarlık zihniyetinde olanlar, sorunlarını nasıl çözülüyorlar ve bunlara dikkat ediliyor mu? 



Bir ülkede, gerçek Demokrasinin mevcudiyetinden bahsedebilmemiz için, o ülkede ilk önce iktisadi Demokrasinin kurulmuş olması gerekir. Kim ne derse desin, iktisadi Demokrasinin olmadığı bir ülkede  gerçek Demokrasinin mevcudiyetinden bahsedilemez.



Açık ve net olarak belirteyim ki, eğer bu RAF bedeli şartına ve diğer bir adı Ürün alım kriterleri  ni bahane eden binlerce mağazalar zincirine dur denilmediği zaman, Allah korusun, işsizlik had safhaya ulaşacaktır. Türk sanayicisi (%100 Yerli sermaye) RAF bedeli vermek için, eleman işten çıkaracaktır. Bu da Türk ekonomisini çökertmek, Fetö terör örgütü gibi yerlere ve her türlü ahlaksızlık kapılarının açılmasının anahtarı demektir.  



Raf bedeli şartı ile ekonomik terör oluşturanlara, destek verenler acaba kimlerdir ve bu cesareti kimden alıyorlar? Eğer Hükümet Olağanüstü hal kanunlarına göre bu Raf terörünün faaliyetlerini incelerse, her şey açıkça ortaya çıkacaktır. Ruhunda, Allah korkusu ve Vatan sevgisi olan igililerin, acilen bu stratejik konuyu ele alıp RAF bedeli şarı kriterlerini uygulayan binlerce mağazalar zincirine dur demeleri gerekiyor. Eğer dur denilmediği zaman, Hükümet yetkililerinin, başarılı olmasını zorlaştıracaktır. Bunu da hatırlatmak da fayda vardır. Sonra ilgililer, demesin ki, neden herşeyi bize bildirmediniz edebiyatı ile karşılaşmayalım. 



RAF bedeli şartı ile ürün alan binlerce mağaza zincirine sahip mağazaların, başka bir oyunu da, Türk sanayicisine diyor ki, senin ürününü RAF bedeline ilaveten alırım ama, 60 gün sonra sana ürün bedelini öderim şatının uygulaması da ayrı bir zulümdür. 60 gün sonra ürün bedeline itirazım yok. Çünkü alan razı veren razıdır. Ama, RAF bedeli şartı, Fetö terör örgütü, Ermeni soykırımı iftirası zulmü ve diğer dahili-harici  İhanet şebekeleri  ile bir farkları olmadığının bilincinde olmamız gerekir. RAF bedeli şartı ile ülkemizde terör faaliyetlerinin ve her türlü ahlaksızlığın artması demektir. 



Ey RAF bedeli şartını uygulayanlar! Bu yazdıklarıma bir itirazınız var mı? Eğer itirazınız var ise hodri meydan! Eğer ki, Fetö terör örgütünü her türlü faaliyetleri kontrol altına alınsaydı, 15 Temmuzz olayları olur muydu? 



Binlerce mağaza zincirine sahip yetkilileri, ilk önce Türk Milletini yakinen tanıyabilmeleri için, kendilerini, Avusturaliya-Silver şehri, Brokin Hil savaşında iki isimsiz Kahraman Türk ün, Zafere imza attıkları tarihi iyi okusunlar. Bu iki isimsiz Kahraman Türk ün tarini okudukları zaman, Türk Milletini daha iyi tanıyıp, RAF bedeli şartı ile zulüm ettiklerinin bilincinde olacaklardır. 



Binlerce mağaza zincirine sahip olan yetkililer, iyi bilmelidirler ki,  Korku ağaç kurduna benzer, içten içe insanı yer bitirir.  İnsanoğlunun kalbinde sevgi, merhamet, üzüntü, kindarlık, öfke vb. birçok duygu vardır. Allah korkusundan ve Vatan sevgisinden mahrum olmak bu duygulardan sadece biridir. 

































































































Türkiye Cumhuriyeti nin, Ay Yıldızlı bayrağının daima dalgalanması uğruna şahadet şerbeti içen Aziz Vatan şehitlerini ve Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve emeği geçenleri şükran ve Rahmetle yad edelim. Gazileri Minnetle Analım. Hastalara dua edelim.

Cenab-ı Allah, Büyük Türk Milletine, şifasını ve huzurunu esirgemeyen kullarından eylesin. 

 

 ÖZDEYİŞLER:

1- Bildiğimizi zannetmemizin en büyük düşmanıdır. (Dr. C. Bernard)

2- İnanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir. (Goethe)

3- Tecrübelerimiz, Türk Milletine şeytanca yapılan zulümlere karşı sessiz kalıp, verilen addır. (Numan Aladağ)

4- Cüzdan muhasebesine odaklı olan insanın adımları izlenir, dudakları değil. (Numan Aladağ)

5- Başarılı bir önderin ilk işi, Cüzdan muhasebesi zihniyetine haiz olanları çevresinde barındırmamaktır. (Numan Aladağ)

6- Ey Allah tan korkmayan rüşvet yiyenler! Arının balı tatlıdır ama, kuyruğunda ki iğnesinin balon gibi   şişireceğini ve acısını çekeceğini unutma? (Numan Aladağ)

7- Liderin işi, takipçilerini şu an oldukları yerden alıp hiç olmadıkları bir yere götürmektir. (Henry Kissinger)

8- Huzurlu olmanın kaynağı, başarının sırrı, sağlık ve mutluluğun kapısı, Allah a inanma anahtarıyla açılır. (Numan Aladağ) 

9- Dilimiz yalan söylese de, yapılanlar daima doğruyu söyler. (Numan Aladağ)

10- Parası ve makamı olan riyakarlar o an güçlü görünse de, İmanı olan ve ruhunda Vatan sevgisini taşıyanlar daima güçlüdür. (Numan Aladağ)
































































































Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (