( (
Numan Aladağ
Köşe Yazarı
Numan Aladağ
 

RAF BEDELİ ŞARTI ZAFERLERE ENGEL OLMASIN

DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ   İpekyolu Medya ailesi olarak, Zafer Bayramınız ve Kahraman Türk Silahlı kuvvetler gününüz kutlu, Olsun.    Fatih Sultan Mehmet diyor ki: "Zafer için üç esas şart mevcuttur: İyi niyet, fena hareketlerden haya, amirlere itaat." "Sultan Alparslan diyor ki: "Harbi, sonunda zafer olduğu için seviyorum." Libya eski Başbakanı Muhammed El Manguş diyor ki: "Türk Dünyası, barış için savaşır."   Tarihi Zaferlerle dolu Müslüman Türk Milleti, 30 Ağustos Zaferinin 99'cu yıldönümünü kutlamanın heyecan ve coşkunluğunu yeniden yaşıyor. 26 Ağustos sabahı Sakarya kıyılarında şaşkına çevrilen düşman kuvvetler, 30 Ağustos'ta bozguna uğratıldı. Böylece Başkomutanın ''Düşman ordusu Behemehal (Mutlaka) imha olunacaktır.'' şeklindeki kesin emri yerine getirilmiş oldu. Eskişehir, Afyonkarahisar hattına, oradan da İzmir'e kaçan düşman Vatanımızı terk etmek zorunda kaldı. Türk askerinin, düşmana Vatanımızı terk etme zorunda bırakması, bu da Türk Milletinin, daima asker bir millet olduğunu tarih de ki yerini almıştır.    Fetö, PKK, Fransa, Ermeni, Türk Milletinin bütünlüğünü sözde ekonomik güçleriyle bozma düşüncesinde olanlar, çok iyi düşünmelidirler ki, 30 Ağustos zaferi, Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan ellerin kesildiği namusumuza yönelen gözlerin oyulduğu, bencillik duygularıyla vatanımızı kirleten ayakların kırıldığı, şehit kanıyla sulanan bu toprakların namertlere mezar olduğu bir zaferdir.   Türk ulusu, her zaman ve her vesile ile toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumada emsalsiz görev aşkıyla dolu olan ordusuna, güvenerek Zaferlere varmıştır.     Türk ordusu bir kahramanlar yuvasıdır. 30 Ağustos'ta ki Zafer; Kahraman Türk ordusunun milletiyle bütünleşerek kazandığı eşsiz bir Zaferdir. Şahadet şerbetini içebilmek, o mertebeye erişebilmek, şereflerin en büyüğüdür.     Türk ordusu, milleti için yalnız bir savaş kudreti değil, aynı zamanda bir okul, şaşmaz ve değişmez bir ilerlilik ocağı, Türklük ruh ve karakterinin en sağlam temsilcisidir. Her yönüyle Türklüğün ta kendisidir.   Türk Milleti için şehitlik ve Gazilik vazgeçilmez bir tutkudur. En zor şartlarda; kendilerini tahrik edip saldıranlara karşı, tarihte benzeri görülmemiş destanlar yazan Müslüman Türk milletinin savaş meydanlarındaki kahramanlığını Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK şöyle anlatıyor: ''Karşılıklı siperler arasında mesafemiz 8 metre idi. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmadan kamilen şehit düşüyor, ikinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Şehit olanı görüyor, üç dakikaya kadar şehit olacağını biliyor, en ufak bir fütur bile getirmiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki imanı ve ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve şayan-ı tebrik bir misaldir.''   30 Ağustos tarihimizde bir dönüm noktası olmuş, var veya yok olma mücadelesinde, milletimiz var olduğunu, Cenab-ı Allah'a ve Kur'an-ı Kerim'e inanarak, ruh ve iman kuvvetiyle dünyaya bir kez daha ispatlamıştır.    30 Ağustos, dahili ve harici ihanet şebekelerinin, ''hasta adam'' olarak kabul ettiği milletimizin uyanış ve şahlanışı olmuştur. Zira ecdadımız Yüce Mevlanın:''Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer inanıyorsanız mutlaka üstün geleceksiniz.'' müjdesiyle yola çıkmıştı.   AUSTRALİA-SİLVER ŞEHRİ, BROKİN HİL SAVAŞINDA, İKİ KAHRAMAN TÜRK'ÜN TARİHİ Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü bozma hayalinde olan, başta ekonomik  terörün bir dilimi olan, Raf bedeli şartını uygulayanlar, işte Türk askeri ve Milletinde ki, ruh ve iman kuvveti: Ey kendilerini Vatan toprağına adayan aziz şehitlerimiz. Kabirlerinizde rahat uyuyunuz. Bize emanet bıraktığınız bu mübarek topraklara dünya durdukça hain emeller sokulmayacak ve çıkar amaçlı dahili ve harici, vatan haini, ekonomik teröre izin verilmeyecektir.    Dahili ve harici anaşik-ekonomik terör örgütlerine tarihi bir zafer:  Yakın tarihimizden İman, Cesaret ve kahramanlık abidesi iki Kahraman Türk'ün, Avusturalya-Silver şehri Brokin Hill savaşında gerçekleştirdiği büyük kahramanlığı hatırlatmak istiyorum: ''Yıl1914 Avusturaliya'nın Silver şehri Brokin hil:  İki isimsiz Kahraman Türk; genel Vali'nin (Cumhurbaşkanı) karşısına çıkıp efendim halifemiz size karşı savaş ilan etmiş, izin verin gidelim Vatanımızda sizinle savaşalım; burada sizin ekmeğinizi yiyoruz. Vali; “ Adabınızla oturun yerinizde, işinize bakın, bizi tehdit mi ediyorsunuz?” der. Bu cevaba karşı isimsiz kahramanlar, ”eh bizden günah gitti.” diyerek ayrılmışlar. Her şeylerini satıp cephanelik edinmişler, Türkiye’ye gemi ile sevk edilmek üzere Anzak'ları limana taşıyan trenin geçeceği bir vadiyi keşfedip barikat kurduktan sonra, elde yapma Osmanlı bayrağını göklerde dalgalandırıp namazlarını kılıp, helalleştikten sonra trenin gelip barikatta durmasını beklemişler, tren barikatta durur durmaz hemen ateş etmeye başlamışlar. Bilanço: 200 kişiye yakın ölü, 500’e yakın da yaralı olmuş ve iki isimsiz Kahraman daha sonra Şehit olmuş. Avusturalya ordusu, O bölgede Osmanlı ordusunu aramaya başlamış ve bakmışlar ki bu işi iki kişi, nasıl  yapmıştır.   Daha sonra genel Vali (Cumhurbaşkanı), iki kahraman Türk şehidin naaşlarını boynunu eğerek hayretle selamlayıp ayrılmış. İki kahraman Türk şehidini, şehit oldukları yerde defnedilmişler. Avusturalya devleti, iki isimsiz Kahraman'ın anıt mezarını yaptırdı.   Anarşik ve ekonomik (Raf bedeli şartı) faaliyetleriyle ve maddi gücüyle Büyük Türk Milletinin bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelenler, iyi bilmelidirler ki, "Türk Milleti öldürülebilir fakat mağlup edilemez."    Raf bedeli şartı, zaferlere en büyük engeldir. Raf bedeli şartının uygulanması, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başarısız olması ve bu sebeple işten çıkarılanların, suç ve günah işlemeye yönelme kapılarının açılmasının ta kendisidir. Hodri meydan! Raf bedeli şartı, ekonomik ve savunma bakımından stratejik önem taşımaktadır. İtirazı olan varsa, tekzip etsin.   Tarihinde onaylamadığı, sözde Ermeni soykırımı diye Fransa başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Hükümetine ve Büyük Türk Milletine karşı iftira ile yönelen tehditlere karşı zafer kazanmanın en kolay yolu, başta su olmak üzere, her türlü süt ürünlerini ve içecekleri boykot etmek, Milli bir görevdir.   Muhabere (Hafız) Orgeneral Hamza Günalp diyor ki: "Düşmanı silah ile öldürerek zafer kazanılmaz. Düşmana karşı zafer kazanmanın en kolay yolu; ekonomik boykot ile darboğaza sürükleyerek zafer kazanırsınız." sözü önem taşımaktadır. O zaman, vatansever Türk Milleti olarak, riyakar iç ve dış vatan haini düşmanlara karşı zafer kazanmak istiyorsak, ekonomik yaptırım ile haddini bildirmektir.    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kasım 2020 de diyor ki: "Fransa sermayesini boykot ediniz" ifadesini de esas alarak, Fransa sermayesini boykot etmemiz şarttır. Çünkü Fransa 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında, Kürt devleti kurulmalıdır diye, büyük Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve hükümetini, ağır bir şekilde suçlamaktadır.    Numan Aladağ diyor ki: "Vatanseverlilik ve zafer kazanmak, lafla olmaz" Fransa sermayesinin Türkiye de gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren ticari kurumlarına ve Fransa sermayesine özen gösterip, raf bedeli uğruna mağazalarında satan mağaza zincirlerine karşı çok dikkatli olup, o ürünleri satan mağaza zincirlerini boykot etmek, Milli vazifemizdir.   Bu kutsal toprakları vatanlaştırıp, bizlere miras bırakanlar atalarımızdır. Bu Zafer; yurdumuzu yakan, yıkan, kundaktaki çocuklarımızı, secdede dedelerimizi ve ninelerimizi ibadetlerini yaparlarken süngü ile şehit eden, bacılarımızın tertemiz namuslarını kirletmeye yeltenen ihanet şebekelerine ve hainlere haddini bildiren bir Zafer’dir.     NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE   HATIRLATMA: 30-Ağustos pazartesi günü, evlerinde vatan şehitlerinin ve atalarının ruhlarına Kur'an-ı Kerim okumasını bilenler Kur'an okumalı, bilmeyenler ise bilgileri dahilinde Sureler okuyup dua etmelidirler.   Ey Büyük Türk Milleti!  Yapılan her işten elde edilecek karşılık, niyete bağlıdır. Vatan müdafası ile ilgili bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: "Allah için ağlayanın ve Allah yolunda nöbet tutan askerin gözlerine ateş dokunmaz."    Hudut boylarında nöbet bekleyen askerin uyanık ve tetikte bulunması; vatanımıza ateş salacak, namusumuza zarar verecek saldırıyı önlemektir. Bu sebeple onların gözünü, Cenab-ı Hak cehennem ateşinden koruyacak ve cennet saadetine eriştirecektir.   Ey kendilerini bir avuç toprağa adayan aziz şehitlerimiz! Kabirlerinizde rahat uyuyunuz. Büyük Türk Milletine emanet bıraktığınız bu mübarek topraklara dünya durdukça "İhanet şebekeleri" hain emel besleyenler sokulmayacaktır.    Cennet Vatanımızı bizlere kanları ve canları pahasına miras bırakan Vatan şehitlerimizi ve Cümle vatan şehitlerini, Cumhuriyetimizin kurucusu ve Kahraman ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü ve cümle silah arkadaşlarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.   Hadis-i şerif kaynakçası: Bilecik müftüsü Mehmet Emre 1974
Ekleme Tarihi: 29 Ağustos 2021 - Pazar
Numan Aladağ

RAF BEDELİ ŞARTI ZAFERLERE ENGEL OLMASIN

DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ
 

İpekyolu Medya ailesi olarak, Zafer Bayramınız ve Kahraman Türk Silahlı kuvvetler gününüz kutlu, Olsun. 

 

Fatih Sultan Mehmet diyor ki: "Zafer için üç esas şart mevcuttur: İyi niyet, fena hareketlerden haya, amirlere itaat."
"Sultan Alparslan diyor ki: "Harbi, sonunda zafer olduğu için seviyorum."
Libya eski Başbakanı Muhammed El Manguş diyor ki: "Türk Dünyası, barış için savaşır."
 
Tarihi Zaferlerle dolu Müslüman Türk Milleti, 30 Ağustos Zaferinin 99'cu yıldönümünü kutlamanın heyecan ve coşkunluğunu yeniden yaşıyor. 26 Ağustos sabahı Sakarya kıyılarında şaşkına çevrilen düşman kuvvetler, 30 Ağustos'ta bozguna uğratıldı. Böylece Başkomutanın ''Düşman ordusu Behemehal (Mutlaka) imha olunacaktır.'' şeklindeki kesin emri yerine getirilmiş oldu. Eskişehir, Afyonkarahisar hattına, oradan da İzmir'e kaçan düşman Vatanımızı terk etmek zorunda kaldı. Türk askerinin, düşmana Vatanımızı terk etme zorunda bırakması, bu da Türk Milletinin, daima asker bir millet olduğunu tarih de ki yerini almıştır. 
 

Fetö, PKK, Fransa, Ermeni, Türk Milletinin bütünlüğünü sözde ekonomik güçleriyle bozma düşüncesinde olanlar, çok iyi düşünmelidirler ki, 30 Ağustos zaferi, Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan ellerin kesildiği namusumuza yönelen gözlerin oyulduğu, bencillik duygularıyla vatanımızı kirleten ayakların kırıldığı, şehit kanıyla sulanan bu toprakların namertlere mezar olduğu bir zaferdir.

 

Türk ulusu, her zaman ve her vesile ile toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumada emsalsiz görev aşkıyla dolu olan ordusuna, güvenerek Zaferlere varmıştır. 

  
Türk ordusu bir kahramanlar yuvasıdır. 30 Ağustos'ta ki Zafer; Kahraman Türk ordusunun milletiyle bütünleşerek kazandığı eşsiz bir Zaferdir. Şahadet şerbetini içebilmek, o mertebeye erişebilmek, şereflerin en büyüğüdür.  
 
Türk ordusu, milleti için yalnız bir savaş kudreti değil, aynı zamanda bir okul, şaşmaz ve değişmez bir ilerlilik ocağı, Türklük ruh ve karakterinin en sağlam temsilcisidir. Her yönüyle Türklüğün ta kendisidir.
 

Türk Milleti için şehitlik ve Gazilik vazgeçilmez bir tutkudur. En zor şartlarda; kendilerini tahrik edip saldıranlara karşı, tarihte benzeri görülmemiş destanlar yazan Müslüman Türk milletinin savaş meydanlarındaki kahramanlığını Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK şöyle anlatıyor:
''Karşılıklı siperler arasında mesafemiz 8 metre idi. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmadan kamilen şehit düşüyor, ikinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Şehit olanı görüyor, üç dakikaya kadar şehit olacağını biliyor, en ufak bir fütur bile getirmiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki imanı ve ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve şayan-ı tebrik bir misaldir.''
 
30 Ağustos tarihimizde bir dönüm noktası olmuş, var veya yok olma mücadelesinde, milletimiz var olduğunu, Cenab-ı Allah'a ve Kur'an-ı Kerim'e inanarak, ruh ve iman kuvvetiyle dünyaya bir kez daha ispatlamıştır. 
 

30 Ağustos, dahili ve harici ihanet şebekelerinin, ''hasta adam'' olarak kabul ettiği milletimizin uyanış ve şahlanışı olmuştur. Zira ecdadımız Yüce Mevlanın:''Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer inanıyorsanız mutlaka üstün geleceksiniz.'' müjdesiyle yola çıkmıştı.
 
AUSTRALİA-SİLVER ŞEHRİ, BROKİN HİL SAVAŞINDA, İKİ KAHRAMAN TÜRK'ÜN TARİHİ
Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü bozma hayalinde olan, başta ekonomik  terörün bir dilimi olan, Raf bedeli şartını uygulayanlar, işte Türk askeri ve Milletinde ki, ruh ve iman kuvveti: Ey kendilerini Vatan toprağına adayan aziz şehitlerimiz. Kabirlerinizde rahat uyuyunuz. Bize emanet bıraktığınız bu mübarek topraklara dünya durdukça hain emeller sokulmayacak ve çıkar amaçlı dahili ve harici, vatan haini, ekonomik teröre izin verilmeyecektir. 

 

Dahili ve harici anaşik-ekonomik terör örgütlerine tarihi bir zafer: 

Yakın tarihimizden İman, Cesaret ve kahramanlık abidesi iki Kahraman Türk'ün, Avusturalya-Silver şehri Brokin Hill savaşında gerçekleştirdiği büyük kahramanlığı hatırlatmak istiyorum:

''Yıl1914 Avusturaliya'nın Silver şehri Brokin hil:  İki isimsiz Kahraman Türk; genel Vali'nin (Cumhurbaşkanı) karşısına çıkıp efendim halifemiz size karşı savaş ilan etmiş, izin verin gidelim Vatanımızda sizinle savaşalım; burada sizin ekmeğinizi yiyoruz. Vali; “ Adabınızla oturun yerinizde, işinize bakın, bizi tehdit mi ediyorsunuz?” der. Bu cevaba karşı isimsiz kahramanlar, ”eh bizden günah gitti.” diyerek ayrılmışlar. Her şeylerini satıp cephanelik edinmişler, Türkiye’ye gemi ile sevk edilmek üzere Anzak'ları limana taşıyan trenin geçeceği bir vadiyi keşfedip barikat kurduktan sonra, elde yapma Osmanlı bayrağını göklerde dalgalandırıp namazlarını kılıp, helalleştikten sonra trenin gelip barikatta durmasını beklemişler, tren barikatta durur durmaz hemen ateş etmeye başlamışlar. Bilanço: 200 kişiye yakın ölü, 500’e yakın da yaralı olmuş ve iki isimsiz Kahraman daha sonra Şehit olmuş. Avusturalya ordusu, O bölgede Osmanlı ordusunu aramaya başlamış ve bakmışlar ki bu işi iki kişi, nasıl  yapmıştır.

 

Daha sonra genel Vali (Cumhurbaşkanı), iki kahraman Türk şehidin naaşlarını boynunu eğerek hayretle selamlayıp ayrılmış. İki kahraman Türk şehidini, şehit oldukları yerde defnedilmişler.

Avusturalya devleti, iki isimsiz Kahraman'ın anıt mezarını yaptırdı.

 

Anarşik ve ekonomik (Raf bedeli şartı) faaliyetleriyle ve maddi gücüyle Büyük Türk Milletinin bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelenler, iyi bilmelidirler ki, "Türk Milleti öldürülebilir fakat mağlup edilemez." 

 

Raf bedeli şartı, zaferlere en büyük engeldir. Raf bedeli şartının uygulanması, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başarısız olması ve bu sebeple işten çıkarılanların, suç ve günah işlemeye yönelme kapılarının açılmasının ta kendisidir. Hodri meydan! Raf bedeli şartı, ekonomik ve savunma bakımından stratejik önem taşımaktadır. İtirazı olan varsa, tekzip etsin.

 

Tarihinde onaylamadığı, sözde Ermeni soykırımı diye Fransa başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Hükümetine ve Büyük Türk Milletine karşı iftira ile yönelen tehditlere karşı zafer kazanmanın en kolay yolu, başta su olmak üzere, her türlü süt ürünlerini ve içecekleri boykot etmek, Milli bir görevdir.

 

Muhabere (Hafız) Orgeneral Hamza Günalp diyor ki: "Düşmanı silah ile öldürerek zafer kazanılmaz. Düşmana karşı zafer kazanmanın en kolay yolu; ekonomik boykot ile darboğaza sürükleyerek zafer kazanırsınız." sözü önem taşımaktadır. O zaman, vatansever Türk Milleti olarak, riyakar iç ve dış vatan haini düşmanlara karşı zafer kazanmak istiyorsak, ekonomik yaptırım ile haddini bildirmektir. 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kasım 2020 de diyor ki: "Fransa sermayesini boykot ediniz" ifadesini de esas alarak, Fransa sermayesini boykot etmemiz şarttır. Çünkü Fransa 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında, Kürt devleti kurulmalıdır diye, büyük Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve hükümetini, ağır bir şekilde suçlamaktadır. 

 

Numan Aladağ diyor ki: "Vatanseverlilik ve zafer kazanmak, lafla olmaz" Fransa sermayesinin Türkiye de gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren ticari kurumlarına ve Fransa sermayesine özen gösterip, raf bedeli uğruna mağazalarında satan mağaza zincirlerine karşı çok dikkatli olup, o ürünleri satan mağaza zincirlerini boykot etmek, Milli vazifemizdir.

 

Bu kutsal toprakları vatanlaştırıp, bizlere miras bırakanlar atalarımızdır.
Bu Zafer; yurdumuzu yakan, yıkan, kundaktaki çocuklarımızı, secdede dedelerimizi ve ninelerimizi ibadetlerini yaparlarken süngü ile şehit eden, bacılarımızın tertemiz namuslarını kirletmeye yeltenen ihanet şebekelerine ve hainlere haddini bildiren bir Zafer’dir.

 

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

HATIRLATMA: 30-Ağustos pazartesi günü, evlerinde vatan şehitlerinin ve atalarının ruhlarına Kur'an-ı Kerim okumasını bilenler Kur'an okumalı, bilmeyenler ise bilgileri dahilinde Sureler okuyup dua etmelidirler.

 

Ey Büyük Türk Milleti! 

Yapılan her işten elde edilecek karşılık, niyete bağlıdır. Vatan müdafası ile ilgili bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: "Allah için ağlayanın ve Allah yolunda nöbet tutan askerin gözlerine ateş dokunmaz." 

 

Hudut boylarında nöbet bekleyen askerin uyanık ve tetikte bulunması; vatanımıza ateş salacak, namusumuza zarar verecek saldırıyı önlemektir. Bu sebeple onların gözünü, Cenab-ı Hak cehennem ateşinden koruyacak ve cennet saadetine eriştirecektir.

 

Ey kendilerini bir avuç toprağa adayan aziz şehitlerimiz! Kabirlerinizde rahat uyuyunuz. Büyük Türk Milletine emanet bıraktığınız bu mübarek topraklara dünya durdukça "İhanet şebekeleri" hain emel besleyenler sokulmayacaktır. 

 

Cennet Vatanımızı bizlere kanları ve canları pahasına miras bırakan Vatan şehitlerimizi ve Cümle vatan şehitlerini, Cumhuriyetimizin kurucusu ve Kahraman ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü ve cümle silah arkadaşlarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

 

Hadis-i şerif kaynakçası: Bilecik müftüsü Mehmet Emre 1974

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (