( (
Numan Aladağ
Köşe Yazarı
Numan Aladağ
 

Türk Jandarmasına Yönelen Tehdit, ‘Ekonomik Terör’

Değerli okuyucularımız, 14 Haziran 1839 yılında kurulan Türk Jandarma teşkilatının 182'ci kuruluş yıldönümüdür.   İpekmedya ailesi olarak, Tarihimize mana, Milli benliğimize güç katan Kahraman Türk Jandarmasının 182'ci yıldönümünü kutlarken, Cenab-ı Allah her türlü kaza ve belalardan muhafaza eylesin dileklerimizle, 182'ci yıldönümü kutlu olsun.   Bilim adamlarının son yaptıkları araştırmalara göre bilinen Türk Milleti; tarihin en eski milletlerinden birisidir. Orta Asya'da "konar-göçer", dünyanın çeşitli coğrafyalarında da "yerleşik" medeniyetin en gelişmiş örneklerini veren Türkler, kurdukları çok sayıdaki devletde iyi teşkilatlanmış ve çok iyi yönetilen ordulara sahip olmuştur. Tarihe; "Asker-Millet, "Ordu-Millet" olarak yön veren Türkler, hakim oldukları coğrafyalarda; çeşitli dinden, soydan ve kültürden insanları barış içerisinde idare etmişlerdir.   Türk dünyasında kültürel devamlılığın tabii bir sonucu olarak bu tarihi gelenek bugün de çok kuvvetli bir şekilde yaşatılmaktadır. Türk gençleri askerlik hizmetine ve "savaş"a adeta "düğün"e gider gibi gitmektedir. İşte bu Ordu-Millet bütünleşmesinin, milli birlik ve bütünlük bilincinin bir sonucudur.   Türk vatanının şan ve şerefini, dahili harici ve başta ekonomik terör olmak üzere, her türlü tehlikelere karşı korumak olan vazifesini her an ifaya hazır olan Kahraman Türk Jandarması bu vazifeyi yerine getirmek için, gerekli her türlü modern harp silah ve araçlarına, yüksek eğitim ve disipline, azim ve kararlılığa sahiptir. 15 Temmuz, anarşik - ekonomik terör örgütlerine karşı, en büyük zaferdir.   Gerek orduların ve gerekse güvenlik kuvvetlerinin kuruluş tarihleri insanların toplu yaşantıya geçiş tarihlerine eşittir. Onun içindir ki, Türk Jandarmasının gerçek kuruluş tarihi de ilk Türk devletinin kuruluş tarihi ile aynıdır. Ancak Türk ulusu o kadar eski ve köklü bir ulustur ki asrımızın bilimsel koşulları içinde dahi bu köklü ulusun tarihini saptamak da yine olanaklarımız içinde değildir.   Dünya ulusları ile karşılaştırıldığı zaman Türk ulusunun her zaman düzenli ve uzun ömürlü devletler kurduğu tarihsel bir gerçek olarak ortaya çıkar. Türkler bir ulus olarak ortaya çıktıklarından bu yana, kurduğu devletlerin içinde bulunan yurttaşlarını güvenlik duyguları ile yaşatmak amacını gütmüştür. Bu duyguların sağlanabilmesi, halkın huzur ve güvenle yaşayabilmesi için de tarihin her döneminde yasalar çıkarılmış, töreler kurulmuştur.    Türk ulusu, kendi koyduğu yasaların ve kurduğu törelerin uygulanabilmesi için güvenlik ile yükümlü organlar kurmuştur. Göktürk yazıtlarında hakanların güvenlik işlerinde görevlendirdikleri yarganlar bugünkü iç güvenliğimizin bekçisi Jandarmanın ilk temsilcileridir.    İstiklal Savaşı sırasında Jandarma, Türk ordusunun ayrılmaz bir kuvveti olarak iç ve dış düşmanlara karşı savaştı. Cumhuriyettin ilanından sonra Türk Jandarması devrimlerin korunmasıyla görevlendirildi. Ulusal amaçlara yönelmiş insanca yaşama düzenine kavuşmak için jandarma, Türk Ulusunun jandarması olarak çalışmaya başladı. Jandarma "İhanet şebekesi" vatan hainlerinin, Fetö kulübü gibi riyakarlık duyguları ile anarşik-ekonomik terör oluşturup, Türk Milletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozma hayalinde olan, iç ve dış düşmanlara karşı Milli görev almıştır.    Türk Jandarması, vatanın genel güvenliğini, yurttaşın can ve malının korunmasını, kıyılarının, sınırlarının kollanıp, yurt ve ulus çıkarına aykırı olayların ortaya çıkmasını önledi.    Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Jandarmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet yaşatılması ve Türk Milletinin güvenliğini sağlanması konusundaki görevini 01 Kasım 1926 yılında Millet Meclisinde şöyle anlatıyordu: "Cumhuriyetin iç politikası, yurttaşın yaşayışını hiçbir etki ve saldırının baskısı olmadan temin etmektir. Bu politika dikkatle izlenmektedir. Bu konuda Cumhuriyet Jandarmasının hizmet ve fedakarlığı yüksek taktirinize layıktır. Bunu memnuniyetle belirtebilirim."   Kurtuluş savaşımızın ve modern Türk ordusunun büyük askerlerinden Mareşal Fevzi ÇAKMAK da Cumhuriyet Jandarmasının savaş ve barıştaki çalışmalarını şu cümlelerle ifade ediyordu:  "Jandarmanın ordu saflarındaki hizmetleri ve askeri harekattaki kahramanlıkları için anıtlar dikmek gerektir."   Büyük Türk Milleti iyi bilmelidir ki, gerçekten de Türk jandarmasının halkın ve hakkın jandarması olduğunu, savaşta ve barışta her türlü afat ve felakette ilk yardımcısı olmuştur.   Türk ulusu, her zaman ve her vesile ile toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumada emsalsiz görev aşkıyla dolu olan Kahraman Türk ordusuna, güvenerek Zaferlere varmıştır.     Türk ordusu bir kahramanlar yuvasıdır. Kahraman Türk jandarması, milletiyle bütünleşerek huzur ve mutluluğu en üst mertebeye erişebilme gayretini ruh ve iman kuvvetiyle hizmet etmiştir.   Şerefli bir hayat, gerektiğinde Vatan, millet ve mukaddesat uğrunda canını feda etmeyi de gerektirir. İslam dinine göre Vatan savunması ve kahramanlık ruhu; İmandaki heyecan, sadakat ve samimiyetin bir neticesidir. Milli davalardaki sebat ve samimiyetin en içten olanı, meydanlarda düşman ile savaşırken belli olur.  Türk Jandarması, milleti için yalnız bir savaş kudreti değil, aynı zamanda bir okul, şaşmaz ve değişmez bir ilerlilik ocağı, Türklük ruh ve karakterinin en sağlam temsilcisidir. Her yönüyle Türklüğün ta kendisidir.   Türk Jandarmasının önemi: Jandarmanın üstlendiği görevlerden biri de Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağının dalgalandığı topraklarda %100 yerli sermayeyi ekonomik yönden çökertme amacına dayanan kaçakçılık ve kara para hareketliliklerine karşı koymasıdır.   Özellikle kırsal alandaki yerleşim bölgelerinde, halkın sağlığını kemiren her türlü kaçakçılık ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerini engelleyerek, Türk Milletinin sağlıklı ve güler yüzlü insanların mutluluk içinde yaşamlarına çalışan Jandarma, bünyesinde kurduğu timlerle bu konuda başarılı çalışmalara ruh ve iman kuvvetiyle büyük adımlar atarak devam etmektedir.   Bugünkü modern Türk Jandarması ulusumuzun yanında ve onun yararına ve daima gelişim içinde bulunmaktadır: Jandarma bu görevini yapabilmesi için şu üç ana ilkeden hareket etmelidir:   1- Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölünmez bir parçası olarak onun geleneksel disiplin ruhuna, tarihsel görevine bağlı kalmak. 2- Yaşayan yasaların uygulanmasında halkımıza saygılı olmak, tarafsız bir tutum içinde herkese eşit uygulama yapmak. 3- Sanayi ötesi toplum ülkelerinin çağdaş Jandarma teşkilat ve kurumlarının üstünde bir düzeye ulaşabilmek, bilimsel yollarla çağdaş metotları benimsemek.   Bu üç ana hedefe ulaşabilmek, otoritenin verdiği güç, eğitimin sağladığı disiplin, çeviklik ile ileri zabıta görüşüne uygun hareket etmekle mümkün olabilir.   Kahraman Türk Jandarması bu nedenle en modern araç ve gereçlerle donatılmakta, gelişimin en son derecesindeki metotları izlemektedir.   Kahraman Türk Jandarmasının en büyük düşmanı, vatansever yerel üreticilerin ürünlerini mağazalarında satmayan Türkiye genelindeki yaklaşık 2200 mağaza zincirine sahip olan mağazalardır. O mağaza zincirleri, raf bedeli şartı ile yerel ürünlerin hareketliliğine izin vermediği zaman, Allah korusun işsizlik ve iflaslar olacak ve böylece işsiz kalanlar günah ve suç işlemeye yönelip, anarşik-ekonomik terör faaliyetlerine bulaşacaklardır. Ve bu olumsuzluklar da Kahraman Türk jandarmasının işlerini daha da zorlaştıracaktır.   Yerli üretim, %100 yerli sermayeye önem vermeyen, Domuz eti ürünlerini helal ürünlerle aynı cemakanlı dolapta satışı ve Türk Jandarmasının en büyük düşmanı olan, RAF bedeli şartıdır. RAF bedeli şartı ne demektir? RAF bedeli şartı ile vatansever yerli sermayeden aldığı zaman, üretici de RAF bedeli çıksın diye çalışan elemanların işine son veriyor. İşine son verilenler de haram ve yasak olan işlere ve ayrıca Fetö kulübü gibi kulüplere yöneliyor ki, karnını doyursun.    Domuz Eti ürünlerini, helal ürünlerle aynı dolapta satan Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağaza, Fransa sermayesinin, Türkiye de su ve süt ürünlerini, Fransa’nın Türk Milletine tarihin de onaylamadığı Ermeni soykırımı iftirası, 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında, Kürt devleti kurulmalıdır diye, Türkiye Cumhuriyeti Devletini suçlamaktadır. Bu mağazalar zincirinin velinimeti olan Türk Milletine bu zulmü yapan Fransa'nın sermayesine hangi duygu ve düşüncelerle Fransa sermayesinin ürünleri satıyor?    Türk Milleti olarak, Türkiye genelinde 2200 mağazalar zincirine sahip, bu mağazalar zincirine dikkat etmeliyiz. Çünkü bu mağazalar zinciri, anarşik-ekonomik (İşsizlik) terör oluşturarak, Türk Jandarmasının işlerini zorlaştırıyor.    Fransa sermayesine özen gösteren bu mağazalar zinciri, Türk Jandarmanın işini zorlaştırıp, en büyük düşmanı olduğunun bilincinde olmalıyız.   Türkiye'nin manevi kuvvetleri: Domuz eti satan Türkiye genelinde binlerce mağazalar zinciri markası iyi bilmelidir ki, herhangi bir milletin manevi kuvvetlerinden bahsetmek istenirse, önce oturdukları toprağı sonra da milletin kendisini incelemesi gerekir. Yani önce menşeini ve atalarının, asırlardır vazgeçilmez tarihi geleneklerini öğrenmek, sonra da onu, çok uzaklardan değil, Büyük Türk Milletine karşı riyakar "İhanet şebekesi" Fetö'nun, 15 Temmuz da ki zulmüne karşı Büyük Türk Milleti, ruh ve iman kuvvetini dünya kamuoyuna gösterdi.   Vatansever Türk milleti, ülke ekonomisine zarar verenlerle mücadele etmeninde Jandarmanın görev alanında bulunacağı yönüyle; raf bedeli şartı ile Türk sanayicisi, çiftçisini iflasa ve işsizliğe sürükleyen Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağaza zincirine sahip olan bu mağazalar zinciri, yerel ürünlerin hareketliliğine imkân sağlanmadığı zaman, Fransa sermayesi olan o mağazalara en güzel dersi vermek, Cumhurbaşkanı (İktisatçı) Recep Tayyip Erdoğan'nın dediği gibi, o mağazaları boykot emektir.    Türk jandarmasının daha büyük başarı ve zaferlere imza atabilmesindeki en büyük engel, yerel üreticilerin ürünlerine raf bedeli şartı ile hareketlilik imkânı vermemektir. Raf bedeli şartı, günah ve suç işleme adresidir.   Kimse maddi gücüne ve Raf bedeli şartına güvenerek Kahraman Türk Jandarmasının başarılarını engellemeye çalışmasın. Herkes haddini bilmelidir.    Bu mağaza zincirleri, Kurban kesen tasarruf sahibine müşteri temsilcisi T... diyor ki: "Mehmetçik vakfına Kurban derisi bağışlayamayız" bu açıklama ile bu 2200 mağaza zinciri, açıkça Kahraman Türk Mehmetçiğine saygısı olmadığını itiraf ediyor.    TBMM de ki vatansever Milletvekilleri, mühendis Binali Yıldırım Başbakan iken   diyor ki: "Lafla Millilik olmaz." ve "Gün dostunu düşmanını tanıma günüdür." Milli seslenişlerini dikkate alarak, acilen vatansever yerel üreticilerin ürettiği başta su ve süt ürünleri olmak üzere, her çeşit ürünün hareketliliğini sağlamalıdırlar.    Raf bedeli şartı demek, Fetö gibi riyakar "İhanet şebekesi" meslek edinen din tacirlerinin ve Türk düşmanı olan iç ve dış düşmanların, anarşik-ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmenin en kolay yolu olduğunun bilincinde miyiz?   Güzel Vatan güvenliği emanettir sizlere. Kahraman Türk Jandarması ulaştıran Adaleti her yere. Haksızlığın usanmaz düşmanı Adaletin rehberiyiz. Riyakar Vatan hainleri ve haksızlıkla savaşırız, kötülüklere dur deriz, En karanlık gecelerde bile ışık verirsiniz. Tük Milletinin yüreğidir Türk Jandarması gerçek durağımız. Şiir: (Numan Aladağ)   NOT: 14 Haziran Pazartesi günü, cümle vatan ve Jandarma şehitlerinin ruhlarına Kur'an-ı Kerim okumasını bilenler Kur'an, bilmeyenler ise bilgileri dahilinde evlerinde okuyup dua etmelidirler.   Cenab-ı Allah, kalbinde Allah korkusu, ruhunda Kur'an-ı Kerim ve vatan sevgisi olanların vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin. Amin.   Cümle Vatan ve Jandarma şehitlerimizi, Cumhuriyetimizin kurucusu ve Kahraman ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü ve mesai arkadaşlarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.
Ekleme Tarihi: 14 Haziran 2021 - Pazartesi
Numan Aladağ

Türk Jandarmasına Yönelen Tehdit, ‘Ekonomik Terör’

Değerli okuyucularımız, 14 Haziran 1839 yılında kurulan Türk Jandarma teşkilatının 182'ci kuruluş yıldönümüdür.

 

İpekmedya ailesi olarak, Tarihimize mana, Milli benliğimize güç katan Kahraman Türk Jandarmasının 182'ci yıldönümünü kutlarken, Cenab-ı Allah her türlü kaza ve belalardan muhafaza eylesin dileklerimizle, 182'ci yıldönümü kutlu olsun.

 

Bilim adamlarının son yaptıkları araştırmalara göre bilinen Türk Milleti; tarihin en eski milletlerinden birisidir. Orta Asya'da "konar-göçer", dünyanın çeşitli coğrafyalarında da "yerleşik" medeniyetin en gelişmiş örneklerini veren Türkler, kurdukları çok sayıdaki devletde iyi teşkilatlanmış ve çok iyi yönetilen ordulara sahip olmuştur. Tarihe; "Asker-Millet, "Ordu-Millet" olarak yön veren Türkler, hakim oldukları coğrafyalarda; çeşitli dinden, soydan ve kültürden insanları barış içerisinde idare etmişlerdir.

 

Türk dünyasında kültürel devamlılığın tabii bir sonucu olarak bu tarihi gelenek bugün de çok kuvvetli bir şekilde yaşatılmaktadır. Türk gençleri askerlik hizmetine ve "savaş"a adeta "düğün"e gider gibi gitmektedir. İşte bu Ordu-Millet bütünleşmesinin, milli birlik ve bütünlük bilincinin bir sonucudur.

 

Türk vatanının şan ve şerefini, dahili harici ve başta ekonomik terör olmak üzere, her türlü tehlikelere karşı korumak olan vazifesini her an ifaya hazır olan Kahraman Türk Jandarması bu vazifeyi yerine getirmek için, gerekli her türlü modern harp silah ve araçlarına, yüksek eğitim ve disipline, azim ve kararlılığa sahiptir. 15 Temmuz, anarşik - ekonomik terör örgütlerine karşı, en büyük zaferdir.

 

Gerek orduların ve gerekse güvenlik kuvvetlerinin kuruluş tarihleri insanların toplu yaşantıya geçiş tarihlerine eşittir. Onun içindir ki, Türk Jandarmasının gerçek kuruluş tarihi de ilk Türk devletinin kuruluş tarihi ile aynıdır. Ancak Türk ulusu o kadar eski ve köklü bir ulustur ki asrımızın bilimsel koşulları içinde dahi bu köklü ulusun tarihini saptamak da yine olanaklarımız içinde değildir.

 

Dünya ulusları ile karşılaştırıldığı zaman Türk ulusunun her zaman düzenli ve uzun ömürlü devletler kurduğu tarihsel bir gerçek olarak ortaya çıkar. Türkler bir ulus olarak ortaya çıktıklarından bu yana, kurduğu devletlerin içinde bulunan yurttaşlarını güvenlik duyguları ile yaşatmak amacını gütmüştür. Bu duyguların sağlanabilmesi, halkın huzur ve güvenle yaşayabilmesi için de tarihin her döneminde yasalar çıkarılmış, töreler kurulmuştur. 

 

Türk ulusu, kendi koyduğu yasaların ve kurduğu törelerin uygulanabilmesi için güvenlik ile yükümlü organlar kurmuştur. Göktürk yazıtlarında hakanların güvenlik işlerinde görevlendirdikleri yarganlar bugünkü iç güvenliğimizin bekçisi Jandarmanın ilk temsilcileridir. 

 

İstiklal Savaşı sırasında Jandarma, Türk ordusunun ayrılmaz bir kuvveti olarak iç ve dış düşmanlara karşı savaştı. Cumhuriyettin ilanından sonra Türk Jandarması devrimlerin korunmasıyla görevlendirildi. Ulusal amaçlara yönelmiş insanca yaşama düzenine kavuşmak için jandarma, Türk Ulusunun jandarması olarak çalışmaya başladı. Jandarma "İhanet şebekesi" vatan hainlerinin, Fetö kulübü gibi riyakarlık duyguları ile anarşik-ekonomik terör oluşturup, Türk Milletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozma hayalinde olan, iç ve dış düşmanlara karşı Milli görev almıştır. 

 

Türk Jandarması, vatanın genel güvenliğini, yurttaşın can ve malının korunmasını, kıyılarının, sınırlarının kollanıp, yurt ve ulus çıkarına aykırı olayların ortaya çıkmasını önledi. 

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Jandarmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet yaşatılması ve Türk Milletinin güvenliğini sağlanması konusundaki görevini 01 Kasım 1926 yılında Millet Meclisinde şöyle anlatıyordu:

"Cumhuriyetin iç politikası, yurttaşın yaşayışını hiçbir etki ve saldırının baskısı olmadan temin etmektir. Bu politika dikkatle izlenmektedir. Bu konuda Cumhuriyet Jandarmasının hizmet ve fedakarlığı yüksek taktirinize layıktır. Bunu memnuniyetle belirtebilirim."

 

Kurtuluş savaşımızın ve modern Türk ordusunun büyük askerlerinden Mareşal Fevzi ÇAKMAK da Cumhuriyet Jandarmasının savaş ve barıştaki çalışmalarını şu cümlelerle ifade ediyordu: 

"Jandarmanın ordu saflarındaki hizmetleri ve askeri harekattaki kahramanlıkları için anıtlar dikmek gerektir."

 

Büyük Türk Milleti iyi bilmelidir ki, gerçekten de Türk jandarmasının halkın ve hakkın jandarması olduğunu, savaşta ve barışta her türlü afat ve felakette ilk yardımcısı olmuştur.

 

Türk ulusu, her zaman ve her vesile ile toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumada emsalsiz görev aşkıyla dolu olan Kahraman Türk ordusuna, güvenerek Zaferlere varmıştır. 

  
Türk ordusu bir kahramanlar yuvasıdır. Kahraman Türk jandarması, milletiyle bütünleşerek huzur ve mutluluğu en üst mertebeye erişebilme gayretini ruh ve iman kuvvetiyle hizmet etmiştir.

 

Şerefli bir hayat, gerektiğinde Vatan, millet ve mukaddesat uğrunda canını feda etmeyi de gerektirir. İslam dinine göre Vatan savunması ve kahramanlık ruhu; İmandaki heyecan, sadakat ve samimiyetin bir neticesidir. Milli davalardaki sebat ve samimiyetin en içten olanı, meydanlarda düşman ile savaşırken belli olur. 

Türk Jandarması, milleti için yalnız bir savaş kudreti değil, aynı zamanda bir okul, şaşmaz ve değişmez bir ilerlilik ocağı, Türklük ruh ve karakterinin en sağlam temsilcisidir. Her yönüyle Türklüğün ta kendisidir.

 

Türk Jandarmasının önemi:

Jandarmanın üstlendiği görevlerden biri de Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağının dalgalandığı topraklarda %100 yerli sermayeyi ekonomik yönden çökertme amacına dayanan kaçakçılık ve kara para hareketliliklerine karşı koymasıdır.

 

Özellikle kırsal alandaki yerleşim bölgelerinde, halkın sağlığını kemiren her türlü kaçakçılık ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerini engelleyerek, Türk Milletinin sağlıklı ve güler yüzlü insanların mutluluk içinde yaşamlarına çalışan Jandarma, bünyesinde kurduğu timlerle bu konuda başarılı çalışmalara ruh ve iman kuvvetiyle büyük adımlar atarak devam etmektedir.

 

Bugünkü modern Türk Jandarması ulusumuzun yanında ve onun yararına ve daima gelişim içinde bulunmaktadır: Jandarma bu görevini yapabilmesi için şu üç ana ilkeden hareket etmelidir:

 

1- Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölünmez bir parçası olarak onun geleneksel disiplin ruhuna, tarihsel görevine bağlı kalmak.

2- Yaşayan yasaların uygulanmasında halkımıza saygılı olmak, tarafsız bir tutum içinde herkese eşit uygulama yapmak.

3- Sanayi ötesi toplum ülkelerinin çağdaş Jandarma teşkilat ve kurumlarının üstünde bir düzeye ulaşabilmek, bilimsel yollarla çağdaş metotları benimsemek.

 

Bu üç ana hedefe ulaşabilmek, otoritenin verdiği güç, eğitimin sağladığı disiplin, çeviklik ile ileri zabıta görüşüne uygun hareket etmekle mümkün olabilir.

 

Kahraman Türk Jandarması bu nedenle en modern araç ve gereçlerle donatılmakta, gelişimin en son derecesindeki metotları izlemektedir.

 

Kahraman Türk Jandarmasının en büyük düşmanı, vatansever yerel üreticilerin ürünlerini mağazalarında satmayan Türkiye genelindeki yaklaşık 2200 mağaza zincirine sahip olan mağazalardır. O mağaza zincirleri, raf bedeli şartı ile yerel ürünlerin hareketliliğine izin vermediği zaman, Allah korusun işsizlik ve iflaslar olacak ve böylece işsiz kalanlar günah ve suç işlemeye yönelip, anarşik-ekonomik terör faaliyetlerine bulaşacaklardır. Ve bu olumsuzluklar da Kahraman Türk jandarmasının işlerini daha da zorlaştıracaktır.

 

Yerli üretim, %100 yerli sermayeye önem vermeyen, Domuz eti ürünlerini helal ürünlerle aynı cemakanlı dolapta satışı ve Türk Jandarmasının en büyük düşmanı olan, RAF bedeli şartıdır. RAF bedeli şartı ne demektir? RAF bedeli şartı ile vatansever yerli sermayeden aldığı zaman, üretici de RAF bedeli çıksın diye çalışan elemanların işine son veriyor. İşine son verilenler de haram ve yasak olan işlere ve ayrıca Fetö kulübü gibi kulüplere yöneliyor ki, karnını doyursun. 

 

Domuz Eti ürünlerini, helal ürünlerle aynı dolapta satan Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağaza, Fransa sermayesinin, Türkiye de su ve süt ürünlerini, Fransa’nın Türk Milletine tarihin de onaylamadığı Ermeni soykırımı iftirası, 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında, Kürt devleti kurulmalıdır diye, Türkiye Cumhuriyeti Devletini suçlamaktadır. Bu mağazalar zincirinin velinimeti olan Türk Milletine bu zulmü yapan Fransa'nın sermayesine hangi duygu ve düşüncelerle Fransa sermayesinin ürünleri satıyor? 

 

Türk Milleti olarak, Türkiye genelinde 2200 mağazalar zincirine sahip, bu mağazalar zincirine dikkat etmeliyiz. Çünkü bu mağazalar zinciri, anarşik-ekonomik (İşsizlik) terör oluşturarak, Türk Jandarmasının işlerini zorlaştırıyor. 

 

Fransa sermayesine özen gösteren bu mağazalar zinciri, Türk Jandarmanın işini zorlaştırıp, en büyük düşmanı olduğunun bilincinde olmalıyız.

 

Türkiye'nin manevi kuvvetleri:

Domuz eti satan Türkiye genelinde binlerce mağazalar zinciri markası iyi bilmelidir ki, herhangi bir milletin manevi kuvvetlerinden bahsetmek istenirse, önce oturdukları toprağı sonra da milletin kendisini incelemesi gerekir. Yani önce menşeini ve atalarının, asırlardır vazgeçilmez tarihi geleneklerini öğrenmek, sonra da onu, çok uzaklardan değil, Büyük Türk Milletine karşı riyakar "İhanet şebekesi" Fetö'nun, 15 Temmuz da ki zulmüne karşı Büyük Türk Milleti, ruh ve iman kuvvetini dünya kamuoyuna gösterdi.

 

Vatansever Türk milleti, ülke ekonomisine zarar verenlerle mücadele etmeninde Jandarmanın görev alanında bulunacağı yönüyle; raf bedeli şartı ile Türk sanayicisi, çiftçisini iflasa ve işsizliğe sürükleyen Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağaza zincirine sahip olan bu mağazalar zinciri, yerel ürünlerin hareketliliğine imkân sağlanmadığı zaman, Fransa sermayesi olan o mağazalara en güzel dersi vermek, Cumhurbaşkanı (İktisatçı) Recep Tayyip Erdoğan'nın dediği gibi, o mağazaları boykot emektir. 

 

Türk jandarmasının daha büyük başarı ve zaferlere imza atabilmesindeki en büyük engel, yerel üreticilerin ürünlerine raf bedeli şartı ile hareketlilik imkânı vermemektir. Raf bedeli şartı, günah ve suç işleme adresidir.

 

Kimse maddi gücüne ve Raf bedeli şartına güvenerek Kahraman Türk Jandarmasının başarılarını engellemeye çalışmasın. Herkes haddini bilmelidir. 

 

Bu mağaza zincirleri, Kurban kesen tasarruf sahibine müşteri temsilcisi T... diyor ki: "Mehmetçik vakfına Kurban derisi bağışlayamayız" bu açıklama ile bu 2200 mağaza zinciri, açıkça Kahraman Türk Mehmetçiğine saygısı olmadığını itiraf ediyor. 

 

TBMM de ki vatansever Milletvekilleri, mühendis Binali Yıldırım Başbakan iken   diyor ki: "Lafla Millilik olmaz." ve "Gün dostunu düşmanını tanıma günüdür." Milli seslenişlerini dikkate alarak, acilen vatansever yerel üreticilerin ürettiği başta su ve süt ürünleri olmak üzere, her çeşit ürünün hareketliliğini sağlamalıdırlar. 

 

Raf bedeli şartı demek, Fetö gibi riyakar "İhanet şebekesi" meslek edinen din tacirlerinin ve Türk düşmanı olan iç ve dış düşmanların, anarşik-ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmenin en kolay yolu olduğunun bilincinde miyiz?

 

Güzel Vatan güvenliği emanettir sizlere.

Kahraman Türk Jandarması ulaştıran Adaleti her yere.

Haksızlığın usanmaz düşmanı Adaletin rehberiyiz.

Riyakar Vatan hainleri ve haksızlıkla savaşırız, kötülüklere dur deriz,

En karanlık gecelerde bile ışık verirsiniz.

Tük Milletinin yüreğidir Türk Jandarması gerçek durağımız.

Şiir: (Numan Aladağ)

 

NOT: 14 Haziran Pazartesi günü, cümle vatan ve Jandarma şehitlerinin ruhlarına Kur'an-ı Kerim okumasını bilenler Kur'an, bilmeyenler ise bilgileri dahilinde evlerinde okuyup dua etmelidirler.

 

Cenab-ı Allah, kalbinde Allah korkusu, ruhunda Kur'an-ı Kerim ve vatan sevgisi olanların vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin. Amin.

 

Cümle Vatan ve Jandarma şehitlerimizi, Cumhuriyetimizin kurucusu ve Kahraman ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü ve mesai arkadaşlarını rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (