Anne ve Babanın Tutum Değişikliği Çocuğu da Etkiliyor

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocuklarda ortaya çıkan karşıt gelme davranışı ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocukların bazı gelişim evrelerinde karşıt gelme gibi davranışların gözlemlenebileceğini belirterek “2 yaş ve ergenlik döneminde benzer davranışlar gelişimsel özellikler olarak görülebilir. Karşıt olma, karşıt gelme bozukluğu küçük çocuklarda ve ergenlerde görülebilen bir davranış bozukluğudur.” dedi.

 

Uyumsuz davranışlar ve çok sık ağlama görülebiliyor

 

Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, karşıt gelme bozukluğunu “Çocuğun otoriteye karşı gelmesi, uyumsuz davranışlarda bulunması, sık sık sinirlenmesi, ailenin koyduğu kurallara karşı gelmesi ve çok sık ağlaması” olarak tanımladı.

 

En az 6 ay devam etmesi gerekiyor

 

Çocuk ve ergenlerde zaman zaman bu tür davranışların gözlemlenebileceğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ancak karşıt olma, karşıt gelme bozukluğu teşhisi konulan çocuklarda, sürekli ve en az 6 ay devam etmesi gerekir. Bu durum çocuğun yaşamını ve çevresindeki kişilerle ilişkisini olumsuz etkiler. Bu çocuklarda öfke nöbetleri görülebilir. Kendilerine söyleneni yapmamak için direnebilirler. Yapmak zorunda kaldıklarında ise söylenerek yapabilirler.” diye konuştu.

 

Anne ve babanın iş birliği yapması önemli

 

Karşıt olma karşıt gelme bozukluğunun tedavisinde ailenin önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Anne ve baba ile iş birliği yapmak gerekir. Anne ve babaya tutumları konusunda eğitim verilmelidir. Onların tutumlarını değiştirmesi, çocuğun da tutumlarının değiştirmesine sebep olacaktır.” diye konuştu.

 

Bu tavsiyelere kulak verin

 

Çocukların duygularını yoğun olarak yaşayıp bunu dışa vurabildiklerini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, ailelere tavsiyelerini şöyle sıraladı:

Böyle durumlarda ebeveynler olarak sakin kalmak, onların duygularını anlamaya çalışmak çok önemli. Öfke anında konuşulan sözler genellikle asıl söylemek istedikleriniz değildir. Kendinize biraz zaman verin. Yoğun duygular içerisindeyken çocukla uzun cümleler kurmak yerine kısa ve net cümleler kurulabilir. Duyguları yansıtılabilir. “Şuan üzgünsün, sana nasıl yardımcı olabilirim?” Ben dili ile iletişim kurun. Diyelim ki bir şey anlatırken, çocuğunuz telefonuna bakıyor. Size bakmadığı ve dinlemediği için sinirlendiniz. Ona “Hep böyle yapıyorsun, hiç dinlemiyorsun.” dediğinizde iletişim bozulabilir. Oysa “Ben bir şeyler anlatırken, telefonla ilgilenilmesinden rahatsız oluyorum.” dediğinizde rahatsız olunan davranışı tanımlamış ve kendi duygunuzu söylemiş olursunuz. Kurallarınızda net olun. Sözleriniz davranışlarınızla desteklenirse çocuklar, kurallar hakkında net mesaj alırlar. Çocuklara sınır koyarken nedenlerini iyi açıklamak gerekir. Çocuklarla bağ kurun. Zihniniz başka yerdeyken onunla oynamaya çalışırken çocuklar bunu hemen hissederler. Sizin orada olmadığınızı, zihninizin başka yerde olduğunu fark ederler. Çocuğunuzla zaman geçirirken tüm dikkatinizi ona verin. Dikkatinizi başka şeylerle bölmeyin. Onları dinleyip, fikirlerini sorun ve fikirlerine saygı duyun. Olumluya odaklanın. Başarılarını, olumlu davranışlarını görün ki sadece olumsuz davranışlar yaptığında dikkatinizi çektiğini zannetmesin. Devam etmesini istediğiniz davranışlara daha fazla ilgi gösterin.

 

Tutum değişikliğine rağmen devam ediyorsa uzmana başvurulmalı!

 

Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:

“Anne baba olarak tutumları değiştirmenize rağmen çocuğunuzda karşıt gelme karşıt olma davranışları devam ediyorsa, sizin söylediklerinizi duymazdan geliyorsa, kurallara uymuyorsa, saldırgan davranışlar sergiliyorsa ve çevresi ile olan yaşamını olumsuz yönde etkiliyorsa psikolojik destek için bir uzmana başvurabilirsiniz.”